Tevrat'ta Alçakgönüllü Olmak, Gurur ve Kibirden Sakınmak

Allah'ı Rab'bin gözünde kötü olanı yaptı. Rab'bin sözünü bildiren Peygamber Yeremya'nın karşısında alçakgönüllü davranmadı. (2. Tarihler, 36:12)

Yakında kötünün sonu gelecek, yerini arasan da bulunmayacak. Ama alçakgönüllüler ülkeyi miras alacak, derin bir huzurun zevkini tadacak. (Mezmurlar, 37:10-11)

Küstahlığın ardından utanç gelir, ama bilgelik alçakgönüllülerdedir. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 11:2)

Gururun ardından yıkım, kibirli ruhun ardından da düşüş gelir. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 16:18)

Alçakgönüllülüğün ve Rab korkusunun ödülü, zenginlik, onur ve yaşamdır. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 22:4)

Rab yüksekse de, alçakgönüllüleri gözetir, küstahları uzaktan tanır. (Mezmurlar, 138:6)

Rab korkusu bilgelik öğretir, alçakgönüllülük de onurun önkoşuludur. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 15:33)

... Ancak Ben alçakgönüllüye, ruhu ezik olana, sözümden titreyen kişiye değer veririm. (Yeşaya, 66:2)

Ey insanlar, Rab iyi olanı size bildirdi; adil davranmanızdan, sadakati sevmenizden ve alçakgönüllülükle yolunda yürümenizden başka Allah'ınız Rab sizden ne istedi? (Mika, 6:8)

Ticaretteki üstün becerilerin sayesinde servetini çoğalttın, zenginliğin seni gurura sürükledi. (Hezekiel, 28:25)

Güzelliğinden ötürü gurura kapıldın, görkeminden ötürü bilgeliğini bozdun. Böylece seni yere attım, kralların önünde seni yüzkarası yaptım. (Hezekiel, 28:17)

Ne var ki, gurura kapılıp saygısızlıkta direnince krallık tahtından indirildi, yüceliği kendisinden alındı. (Daniel, 5:20)

Otlaklara sahip olunca doydular, doyunca gurura kapıldılar; bu yüzden unuttular Beni. (Hoşea, 13:6)

Kaya kovuklarında yaşayan, evini yükseklerde kuran sen! Yüreğindeki gurur seni aldattı. İçinden, "Beni kim yere indirebilir?" diyorsun. "Kartal gibi yükselsen de, yuvanı yıldızlar arasında kursan da, oradan indireceğim seni" diyor Rab. (Ovadya, 1:3-4)

Egemen Rab şöyle diyor: "... Artık eskisi gibi olmayacak. Alçakgönüllü yükseltilecek, gururlu alçaltılacak." (Hezekiel, 21:26)

Ey Rab'bin ilkelerini yerine getirenler, ülkedeki bütün alçakgönüllüler, Rab'be yönelin. Doğruluğu ve alçakgönüllülüğü amaç edinin. Belki Rab'bin öfke gününde kurtulabilirsiniz. (Sefenya, 2:3)

... Alçakgönüllüleri zafer tacıyla süsler. (Mezmurlar, 149:4)

Alçakgönüllüleri kurtarır, gururluların başını eğersin. (Mezmurlar, 18:27)

Dinleyin, kulak verin, gururlanmayın, çünkü Rab konuştu... (Yeremya, 13:15)

Alçakgönüllülere adalet yolunda öncülük eder, Kendi yolunu öğretir onlara. (Mezmurlar, 25:9)

Rab alaycılarla alay eder, ama alçakgönüllülere lütfeder. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 3:34)

... Rab diyor ki, "Ne zamana dek alçakgönüllü olmayı reddedeceksin?..." (Mısır'dan Çıkış, 10:3)

Musa yeryüzünde yaşayan herkesten daha alçakgönüllüydü. (Çölde Sayım, 12:3)

Alçakgönüllüleri kurtarır, gururluları gözler, gururunu kırarsın. (2. Samuel, 22:28)

... Alçakgönüllü bir yol tuttu... Önümde ne denli alçakgönüllü davrandığını gördün mü? Bu alçakgönüllülüğünden ötürü yaşamı boyunca Ben de onu sıkıntıya sokmayacağım..." (1. Krallar, 21:27, 29)

... Alçakgönüllülüğü takınır, Bana yönelip dua eder, kötü yollarından dönerse... günahlarını bağışlayıp ülkelerini sağlığa kavuşturacağım. (2. Tarihler, 7:14)

... Rab onların alçakgönüllü bir tutum takındıklarını görünce... şöyle dedi: "Madem alçakgönüllü bir tutum takındılar, onları yok etmeyeceğim..." (2. Tarihler, 12:7)

Ne var ki... kendisine yapılan bu iyiliğe yaraşır biçimde davranmayıp büyüklendi... Gururu bırakıp alçakgönüllü davranmaya başladılar. Bu sayede... Rab'bin öfkesine uğramadılar. (2. Tarihler, 32:25-26)

... Allah'ı önünde son derece alçakgönüllü davrandı. (2. Tarihler, 33:12)

... Rab'bin önünde alçakgönüllülüğü takınan babası... (2. Tarihler, 33:23)

Allah'ımızın önünde alçakgönüllü davranmak, O'ndan kendimiz, çocuklarımız, mallarımız için güvenli bir yolculuk dilemek üzere orada... oruç ilan ettim. (Ezra 8:21)

İnsanlar seni alçaltınca, güvenini yitirme, çünkü Allah alçakgönüllüleri kurtarır. (Eyüp, 22:29)

Oysa onlar hastalanınca ben çula sarınır, oruç tutup alçakgönüllü olurdum... (Mezmurlar, 35:13-14)

Senin kabul ettiğin kurban alçakgönüllü bir ruhtur, alçakgönüllü ve pişman bir yüreği hor görmezsin, ey Allah. (Mezmurlar, 51:17)

Mazlumlar arasında alçakgönüllü biri olmak, kibirlilerle çapul malı paylaşmaktan iyidir. Öğüde kulak veren başarıya ulaşır, Rab'be güvenen mutlu olur. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 16:19-20)

Yürekteki gururu düşüş, alçakgönüllülüğü ise onur izler. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 18:12)

Öfkeli kişi çekişme yaratır, huysuz kişinin başkaldırısı eksik olmaz. Kibir insanı küçük düşürür, alçakgönüllülükse onur kazandırır. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 29:22-23)

Yüce ve görkemli olan, sonsuzlukta yaşayan, adı kutsal olan diyor ki, "... Alçakgönüllülerle, ezilenlerle birlikteyim. Yüreklerini sevindirmek için ezilenlerin yanındayım." (Yeşaya, 57:15)

... "Giysisinin üstüne bir de zorbalığı kuşanan kişiden de nefret ederim." böyle diyor herşeye egemen Rab. Bunun için kendinize dikkat edin ve ihanet etmeyin. (Malaki, 2:16)

Rab'bin nefret ettiği altı şey, iğrendiği yedi şey vardır: Gururlu gözler, yalancı dil, suçsuz kanı döken eller, düzenbaz yürek, kötülüğe seğirten ayaklar, yalan soluyan yalancı tanık ve kardeşler arasında çekişme yaratan kişi. Gururun ardından yıkım, kibirli ruhun ardından da düşüş gelir. Mazlumlar arasında alçakgönüllü biri olmak, kibirlilerle çapul malı paylaşmaktan iyidir. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 6:16-19)

... Gururlu, küstah olanları uzaklaştıracağım aralarından... Bir daha böbürlenmeyecekler. Orada sadece Benim adıma sığınan uysal ve alçakgönüllüleri bırakacağım. (Sefenya, 3:11-12)

Rab'den korkmak kötülükten nefret etmek demektir. Kibirden, küstahlıktan, kötü yoldan, sapık ağızdan nefret ederim. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 8:13)

Kibirden ancak kavga çıkar, öğüt dinleyense bilgedir. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 13:10)

Onlar acı nedir bilmezler, bedenleri sağlıklı ve semizdir. Başkalarının derdini bilmez, onlar gibi çile çekmezler. Bu yüzden gurur onların gerdanlığı, zorbalık onları örten bir giysi gibidir. Şişmanlıktan gözleri dışarı fırlar, içleri kötülük kazanı gibi kaynar. İnsanlarla eğlenir, kötü niyetle konuşur, tepeden bakar, baskıyla tehdit ederler. Göklere karşı ağızlarını açarlar, boş sözleri yeryüzünü dolaşır. (Mezmurlar, 73:4-9)

Rab kibirlinin evini yıkar... Yaşam veren uyarıları dinleyen, bilgeler arasında konaklar. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 15:25, 31)

Küstah bakışlar ve kibirli yürek kötülerin çırası ve günahıdır. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 21:4)

Bir olayın sonu başlangıcından iyidir. Sabırlı kibirliden iyidir. (Vaiz, 7:8)

Çünkü herşeye egemen Rab o gün kibirlileri, gururluları, kendini beğenmişleri alçaltacak; insanların gururu, kibiri kırılacak, o gün yalnız Rab yüceltilecek. (Yeşaya, 2:12-13)

... Kibirli yüreği, övüngen bakışları yüzünden cezalandıracağım. (Yeşaya, 10:12)

Rab diyor ki, "Kötülüğünden ötürü dünyayı, suçlarından ötürü kötüleri cezalandıracağım. Kibirlilerin küstahlığını sona erdirecek, zalimlerin gururunu kıracağım." (Yeşaya, 13:11)

Ne var ki, güçlenince kendisini yıkıma sürükleyecek bir gurura kapıldı. Allah'ı Rab'be ihanet etti... (2. Tarihler, 26:16)

Ama atalarımız gurura kapıldı; dikbaşlılık edip buyruklarına uymadılar. Söz dinlemek istemediler, aralarında yaptığın harikaları unuttular. Dikbaşlılık ettiler, eski kölelik yaşamlarına dönmek için kendilerine bir önder bularak başkaldırdılar... (Nehemya, 9:16-17)

Kulaklarına konuşur, uyarısıyla onları korkutur; onları yaptıkları kötülükten döndürmek, gururdan uzak tutmak, canlarını çukurdan, hayatlarını ölümden kurtarmak için. (Eyüp, 33:16-18)

Kötülerin gururu yüzünden insanlar feryat ediyor... (Eyüp, 35:12)

Onlara yaptıklarını, gurura kapılıp isyan ettiklerini bildirir. Öğüdünü dinletir, kötülükten dönmelerini buyurur. Eğer dinler ve O'na kulluk ederlerse, kalan günlerini bolluk, yıllarını rahatlık içinde geçirirler. Ama dinlemezlerse ölür, ders almadan yok olurlar. (Eyüp, 36:9-12)

Kötüler gururla mazlumları avlıyor, mazlumlar kötülerin kurduğu tuzağa düşüyor. Kötü insan içindeki isteklerle övünür... Kendini beğenmiş kötü insan Allah'a yönelmez... Öyle yücedir ki Senin yargıların, kötüler anlayamaz, düşmanına burun kıvırır. (Mezmurlar, 10:2-5)

Ne mutlu Rab'be güvenen insana, gururluya, yalana sapana ilgi duymayana. (Mezmurlar, 40:4)

Kudretiyle sonsuza dek egemenlik sürer... Başkaldıranlar gurura kapılmasın! (Mezmurlar, 66:7)

... Ne denli gururlanıp büyüklendiğini, kendini ne denli beğendiğini, kibirlenip küstahlaştığını, övünüp kabardığını duyduk. "Küstahlığını biliyorum" diyor Rab, "Övünmesi boşunadır, yaptıkları da." (Yeremya, 48:29-30)

... Güçlülerin gururuna son vereceğim... Korku gelince esenlik arayacak, ama bulamayacaklar. (Hezekiel, 7:24-25)

Kızkardeşin Sodom'un günahı şuydu: Kendisi de kızları da gururluydu, ekmeğe doymuşlardı, umursamazlardı. Düşküne, yoksula yardım elini uzatmadılar... Ahlaksızlığının ve yaptığın iğrençliklerin sonuçlarına katlanacaksın. Rab böyle diyor. (Hezekiel, 16:49, 58)

... Egemen Rab şöyle diyor: "Gurura kapılıp 'Ben Allah'ım, denizlerin bağrında, Allah'ın tahtında oturuyorum' dedin. Kendini Allah sandın, oysa sen Allah değil, insansın." (Hezekiel, 28:2)

... Gururu kendine karşı tanıklık ediyor; bütün bunlara karşın yine de dönmüyorlar. Ben, Allah'ları Rab'bi, aramıyorlar Beni. (Hoşea, 7:10)

Onları kutsal yasana dönmeleri için uyardınsa da, gurura kapılarak buyruklarına karşı geldiler. Kurallarını çiğneyip günah işlediler. Oysa kim kurallarına bağlı kalırsa yaşam bulur. İnatla Sana sırt çevirdiler, dinlemek istemediler. (Nehemya, 9:29)

Övünenlere, "Övünmeyin artık!" dedim; kötülere, "Kaldırmayın başınızı! Kaldırmayın başınızı! Tepeden konuşmayın!" Çünkü ne doğudan, ne batıdan, ne de çöldeki dağlardan doğar yargı. Yargıç ancak Allah'tır, birini alçaltır, birini yükseltir. (Mezmurlar, 75:4-7)

Yok ederim dostunu gizlice çekiştireni, katlanamam tepeden bakan, gururlu insana. (Mezmurlar, 101:5)

Ya Rab, yüreğimde gurur yok, gözüm yükseklerde değil... (Mezmurlar, 131:1)

Artık büyük konuşmayın, ağzınızdan küstahça sözler çıkmasın. Çünkü Rab herşeyi bilen Allah'tır; O'dur davranışları tartan. (1. Samuel, 2:3)

Gururlu, küstah ve alaycı: Bunlar kas kas kasılan insanın adlarıdır. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 21:24)

Artık büyük konuşmayın, ağzınızdan küstahça sözler çıkmasın. Çünkü Rab herşeyi bilen Allah'tır; O'dur davranışları tartan. (1. Samuel, 2:3)

Tevrat'ta Öfkeyi Yenmek

Çabuk öfkelenme, çünkü öfke akılsızların bağrında barınır. (Vaiz, 7:9)

Geç öfkelenen akıllıdır, çabuk sinirlenen ahmaklığını gösterir. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 14:29)

Çabuk öfkelenen ahmakça davranır... (Süleyman'ın Özdeyişleri, 14:17)

Yöneticinin öfkesi sana karşı alevlenirse, yerinden ayrılma; çünkü serinkanlılık büyük yanlışları bastırır. (Vaiz, 10:4)

Gizlice verilen armağan öfkeyi... yatıştırır. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 21:14)

Alaycı kişiler kentleri bile karıştırır, bilgelerse öfkeyi yatıştırır. Bilge kişiyle davası olan ahmak kızar, alay eder ve rahat vermez. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 29:8-9)

Öfkeli kişi çekişme yaratır, huysuz kişinin başkaldırısı eksik olmaz. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 29:22)

... Kızıp üzülme işi yolunda olanlara, kötü amaçlarına kavuşanlara kızmaktan kaçın, bırak öfkeyi, üzülme, yalnız kötülüğe sürükler bu seni. Çünkü kötülerin kökü kazınacak, ama Rab'be umut bağlayanlar ülkeyi miras alacak. (Mezmurlar, 37:7-9)

Çünkü nasıl sütü dövünce tereyağı... çıkarsa, öfkeyi kurcalayınca da kavga çıkar. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 30:33)

Huysuz kişiyle arkadaşlık etme; tez öfkelenenle yola çıkma. Yoksa onun yollarına alışır, kendini tuzağa düşmüş bulursun. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 22:24-25)

Öfke zalim, hiddet azgındır... (Süleyman'ın Özdeyişleri, 27:4)

Ahmak sinirlendiğini hemen belli eder, ama ihtiyatlı olan aşağılanmaya aldırmaz. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 12:16)

Gizli tasarılarına ortak olmam, toplantılarına katılmam. Çünkü öfkelenince adam öldürdüler, canları istedikçe sığırları sakatladılar. Lanet olsun öfkelerine, çünkü şiddetlidir. Lanet olsun gazaplarına, çünkü zalimcedir...(Yaratılış, 49:6-7)

Kötülük edenlere kızıp üzülme... (Mezmurlar, 37:1)

Tevrat'ta Affedicilik

Nefret çekişmeyi azdırır, sevgi her suçu bağışlar. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 10:12)

Sağduyulu kişi sabırlıdır, kusurları hoş görmesi ona onur kazandırır. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 19:11)

Sevgi isteyen kişi suçları bağışlar, olayı diline dolayansa can dostları ayırır. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 17:9)

"Bana yaptığını ben de ona yapacağım, ödeteceğim bana yaptığını" deme. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 24:29)

Sevgi ve bağlılık suçları bağışlatır, Rab korkusu insanı kötülükten uzaklaştırır. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 16:6)

Öç almayacaksın... Kin beslemeyeceksin. Komşunu kendin gibi seveceksin... (Levililer, 19:18)

Tevrat'ta Şefkat ve Merhamet

Komşuyu hor görmek günahtır, ne mutlu mazluma lütfedene! (Süleyman'ın Özdeyişleri, 14:21)

Muhtacı ezen, kendisini Yaratan'ı hor görüyor demektir. Yoksula acıyansa Yaratan'ı yüceltir. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 14:31)

Düşmanın acıkmışsa doyur, susamışsa su ver. Bunu yapmakla onu utanca boğarsın ve Rab seni ödüllendirir. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 25:21-22)

Allah'ınız Rab'bin size vereceği ülkenin herhangi bir kentinde yaşayan kardeşlerinizden biri yoksulsa, yüreğinizi katılaştırmayın, yoksul kardeşinize eli sıkı davranmayın. (Yasa'nın Tekrarı, 15:7)

Zayıfın, öksüzün davasını savunun, mazlumun, yoksulun hakkını arayın. Zayıfı, düşkünü kurtarın, onları kötülerin elinden özgür kılın. (Mezmurlar, 82:3-4)

Herşeye egemen Rab diyor ki, "Gerçek adaletle yargılayın; birbirinize sevgi ve sevecenlik gösterin. Dul kadına, öksüze, yabancıya, yoksula baskı yapmayın. Yüreğinizde birbirinize karşı kötülük tasarlamayın." (Zekeriya, 7:9-10)

(Erdemli kadın) mazluma kollarını açar, yoksula elini uzatır. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 31:20)

"Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, dul kadının umudunu kırdımsa, ekmeğimi yalnız yedim, öksüzle paylaşmadımsa, gençliğimden beri öksüzü baba gibi büyütmedimse, doğduğumdan beri dul kadına yol göstermedimse, giysisi olmadığı için can çekişen birini ya da örtüsü olmayan bir yoksulu gördüm de, koyunlarımın yünüyle ısıtmadıysam... Mahkemede sözümün geçtiğini bilerek öksüze el kaldırdımsa, kolum omuzumdan düşsün, kol kemiğim kırılsın. Çünkü Allah'tan gelecek beladan korkarım, O'nun görkeminden ötürü böyle bir şey yapamam. (Eyüp, 31:16-23)

Ne mutlu yoksulu düşünene! Rab kurtarır onu kötü günde. (Mezmurlar, 41:1)

Yoksulu ezen yoksul, ürünü harap eden sağanak yağmur gibidir. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 28:3)

Yoksula verenin eksiği olmaz, yoksulu görmezden gelense bir sürü lanete uğrar. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 28:27)

Yoksulun feryadına kulağını tıkayanın feryadına yanıt verilmeyecektir. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 21:13)

Cömert olan kutsanır, çünkü yemeğini yoksullarla paylaşır. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 22:9)

Yiyeceğinizi açla paylaşmak değil mi? Barınaksız yoksulları evinize alır, çıplak gördüğünüzü giydirir, yakınlarınızdan yardımınızı esirgemezseniz, ışığınız tan gibi ağaracak, çabucak şifa bulacaksınız. Doğruluğunuz önünüzden gidecek, Rab'bin yüceliği ardındaki kuvvet olacak. (Yeşaya, 58:7-8)

Açlar uğruna kendinizi feda eder, yoksulların gereksinimini karşılarsanız, ışığınız karanlıkta parlayacak, karanlığınız öğlen gibi ışıyacak. Rab her zaman size yol gösterecek, kurak topraklarda sizi doyurup güçlendirecek. İyi sulanmış bahçe gibi, tükenmez su kaynağı gibi olacaksınız. (Yeşaya, 58:10-11)

Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız... Tarlanızdaki ekini biçtiğinizde, gözden kaçan bir demet olursa, almak için geri dönmeyin. Onu yabancıya, öksüze, dul kadına bırakın. Öyle ki, Allah'ınız Rab el attığınız her işte sizi kutsasın. Zeytin ağaçlarınızı dövüp ürününü topladığınızda, dallarda kalanı toplamak için geri dönmeyeceksiniz. Kalanları yabancıya, öksüze, dul kadına bırakacaksınız. Bağbozumunda artakalan üzümleri toplamak için geri dönmeyeceksiniz. Yabancıya, öksüze, dul kadına bırakacaksınız. (Yasa'nın Tekrarı, 24:17-21)

...Yabancılara, öksüzlere ve dul kadınlara vereceksiniz. Öyle ki, onlar da kentlerinizde yiyip doysunlar. Sonra Allah'ınız Rab'be, "Bana buyurduğun gibi... yabancılara, öksüzlere ve dul kadınlara verdim" diyeceksiniz, "Buyruklarından ayrılmadım, hiç birini unutmadım." (Yasa'nın Tekrarı, 26:12-13)

İyilik etmeyi öğrenin, adaleti gözetin, zorbayı yola getirin, öksüzün hakkını verin, dul kadını savunun." (Yeşaya, 1:17)

Kör olanı yoldan saptırana lanet olsun!... Yabancıya, öksüze, dul kadına haksızlık edene lanet olsun! Bütün halk, "Amin!" diyecek. (Yasa'nın Tekrarı, 27:18-19)

Zayıfları güçlendirmediniz, hastaları iyileştirmediniz, yaralıların yarasını sarmadınız. Yolunu şaşıranları geri getirmediniz, yitikleri aramadınız. Ancak sertlik ve şiddetle onlara egemen oldunuz. (Hezekiel, 34:4)

Eğer yaşantınızı ve uygulamalarınızı gerçekten düzeltir, birbirinize karşı adil davranır, yabancıya, öksüze, dula haksızlık etmez, burada suçsuz kanı akıtmaz... Burada, sonsuza dek atalarınıza vermiş olduğum ülkede kalmanızı sağlarım. (Yeremya, 7:5-7)

Yoksullardan adaleti esirgemek... düşkünlerin hakkını elinden almak, dulları avlamak, öksüzlerin malını yağmalamak için haksız kararlar alanların, adil olmayan yasalar çıkaranların vay haline! (Yeşaya, 10:1-2)

Günahı şuydu: Kendisi de kızları da gururluydu, ekmeğe doymuşlardı, umursamazlardı. Düşküne, yoksula yardım elini uzatmadılar... (Hezekiel, 16:49-50)

Merhamet koydu onları tutsak alanların yüreğine. (Mezmurlar, 106:46)

Herşeye gücü yeten Allah, adamın yüreğine size karşı merhamet koysun... (Yaratılış, 43:14)

... Aç olana ekmeğini verir, çıplağı giydirir. (Hezekiel, 18:7)

Semirip parladılar, yaptıkları kötülüklerle sınırı aştılar. Kazanabilecekleri halde öksüzün davasına bakmıyor, yoksulun hakkını savunmuyorlar. (Yeremya, 5:28)

Ülke halkı baskı uyguladı, soygunculuk etti. Düşküne, yoksula baskı yaptı, yabancıya haksız yere kötü davrandı. (Hezekiel, 22:29)

Öksüzlerin, dul kadınların hakkını gözetir. Yabancıları sever, onlara yiyecek, giyecek sağlar. Siz de yabancıları seveceksiniz. (Yasa'nın Tekrarı, 10:18-19)

Ona efendilik etmeyecek, sert davranmayacaksın. Allah'ından korkacaksın. (Levililer, 25:43)

Tevrat'ta Adaletle Hükmetmek, Hakkı Savunmak

Herşeye egemen Rab diyor ki, "Gerçek adaletle yargılayın; birbirinize sevgi ve sevecenlik gösterin." (Zekeriya, 7:9)

Ey insanlar, Rab iyi olanı size bildirdi; adil davranmanızdan, sadakati sevmenizden ve alçakgönüllülükle yolunda yürümenizden başka Allah'ınız Rab sizden ne istedi? (Mika, 6:8)

"Çünkü Ben Rab adaleti severim, nefret ederim soygun ve haksızlıktan. Sözümde durup hak ettiklerini verecek, onlarla ebedi bir antlaşma yapacağım. (Yeşaya, 61:8)

Doğru kişi yoksulların hakkını verir, kötü kişi hak hukuk nedir bilmez. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 29:7)

Yoksulları adaletle yöneten kralın tahtı hep güvenlikte olur. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 29:14)

Doğru ve adil olanı yaparak yolumda yürümeyi oğullarına ve soyuna buyursun diye İbrahim'i seçtim... (Yaratılış, 18:19)

Kusursuz yaşam süren, adil davranan, yürekten gerçeği söyleyen. İftira etmez, dostuna zarar vermez, komşusuna kara çalmaz böylesi. (Mezmurlar, 15:2-3)

(Rab) doğruluğu, adaleti sever, Rab'bin sevgisi yeryüzünü doldurur. (Mezmurlar, 33:5)

Doğrunun ağzından bilgelik akar, dilinden adalet damlar.  Allah'ının Yasası yüreğindedir, ayakları kaymaz. (Mezmurlar, 37:30-31)

... Yargılarken adil olasın. (Mezmurlar, 51:4)

... Doğrulukla, mazlum kullarını adilce yargılasın! Dağlar, tepeler, halka adilce gönenç getirsin! Mazlumlara hakkını versin, yoksulların çocuklarını kurtarsın... (Mezmurlar, 72:2-4)

Ne mutlu adalete uyanlara, sürekli doğru olanı yapanlara! (Mezmurlar, 106:3)

Ne mutlu eli açık olan, ödünç veren, işlerini adaletle yürüten insana! Asla sarsılmaz, sonsuza dek anılır doğru insan. (Mezmurlar, 112:5-6)

Adil olanların adımlarını korur, sadık kullarının yolunu gözetir. O zaman anlarsın her iyi yolu, neyin doğru, haklı ve adil olduğunu. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 2:8-9)

Kötüler adaletten anlamaz, Rab'be yönelenlerse her yönüyle anlar. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 28:5)

Doğruların tasarıları adil, kötülerin öğütleri aldatıcıdır. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 12:5)

Allah buyruklarını kralın ağzıyla açıklar, bu nedenle kral adaleti çiğnememelidir. Krallar kötülükten iğrenir, çünkü tahtın güvencesi adalettir. Kral doğru söyleyenden hoşnut kalır, dürüst konuşanı sever. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 16:10-13)

Kötü kişi adaleti saptırmak için gizlice rüşvet alır. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 17:23)

Rab Kendisi'ne kurban sunulmasından çok, doğruluğun ve adaletin yerine getirilmesini ister. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 21:3)

Adil olan, kötünün evini dikkatle gözler ve kötüleri yıkıma uğratır. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 21:12)

Adaletle yöneten kral ülkesini ayakta tutar... Yoksulları adaletle yöneten kralın tahtı hep güvenlikte olur. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 29:4, 14)

Hükümdarın gözüne girmek isteyen çoktur, ama Rab'dir insana adalet sağlayan. Doğrular haksızlardan iğrenir, kötüler de dürüst yaşayanlardan. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 29:26-27)

Ağzını aç ve adaletle yargıla, mazlumun, yoksulun hakkını savun. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 31:9)

İyilik etmeyi öğrenin, adaleti gözetin, zorbayı yola getirin, öksüzün hakkını verin, dul kadını savunun. (Yeşaya, 1:17)

Rab şöyle diyor: "Adil ve doğru olanı koruyup yerine getirin..." (Yeşaya, 56:1)

Eğer yaşantınızı ve uygulamalarınızı gerçekten düzeltir, birbirinize karşı adil davranırsanız... (Yeremya, 7:5-7)

"Dünyada iyilik yapanın, adaleti, doğruluğu sağlayanın, Ben Rab olduğumu anlamakla ve Beni tanımakla övünsün övünen. Çünkü Ben bunlardan hoşlanırım" diyor Rab. (Yeremya, 9:24)

Rab şöyle diyor...: "Her sabah adaleti uygulayın, soyguna uğramış kişiyi zorbanın elinden kurtarın..." (Yeremya, 21:12)

Rab diyor ki: "Adil ve doğru olanı yapın. Soyguna uğrayanı zorbanın elinden kurtarın. Yabancıya, öksüze, dula haksızlık etmeyin, şiddete başvurmayın. Burada suçsuz kanı dökmeyin." (Yeremya, 22:3)

Yargılarken haksızlık yapmayacaksın. Yoksula ayrıcalık göstermeyecek, güçlüyü kayırmayacaksın. Komşunu adaletle yargılayacaksın. (Levililer, 19:15)

... Davalarda adaletle karar verin. Yargılarken kimseyi kayırmayın; küçüğe de, büyüğe de aynı gözle bakın. Hiç kimseden korkmayın... (Yasa'nın Tekrarı, 1:17-18)

... "Bu kral bilgece egemenlik sürecek, ülkede adil ve doğru olanı yapacak." (Yeremya, 23:5)

Ama kötü kişi, yaptığı kötülükten döner, adil ve doğru olanı yaparsa, canını kurtaracaktır. (Hezekiel, 18:27)

Kötü kişi yaptığı kötülükten döner de adil ve doğru olanı yaparsa, yaptığı bu işlerle yaşayacaktır. (Hezekiel, 33:19)

Egemen Rab şöyle diyor: "Yeter artık... Zorbalığı, baskıyı bırakın. Adil ve doğru olanı yapın..." (Hezekiel, 45:9)

Bu yüzden Allah'ına dön sen, sevgiye, adalete sarıl... (Hoşea, 12:6)

... Mahkemede adaleti koruyun... (Amos, 5:15)

... Adalet su gibi, doğruluk ırmak gibi sürekli aksın. (Amos, 5:24)

Yapmanız gerekenler şunlardır: Birbirinize gerçeği söyleyin, kent kapılarınızda esenliği sağlayan gerçek adaletle yargılayın, yüreğinizde birbirinize karşı kötülük tasarlamayın, yalan yere ant içmekten tiksinin. Çünkü Ben bütün bunlardan nefret ederim." böyle diyor Rab. (Zekeriya, 8:16-17)

"Yalan haber taşımayacaksınız. Haksız yere tanıklık ederek kötü kişiye yan çıkmayacaksınız. Kötülük yapan kalabalığı izlemeyeceksiniz. Bir davada çoğunluktan yana konuşarak adaleti saptırmayacaksınız. Duruşmada yoksulu kayırmayacaksınız. Duruşmada yoksula karşı adaleti saptırmayacaksınız. Yalandan uzak duracak, suçsuz ve doğru kişiyi öldürmeyeceksiniz. Çünkü Ben kötü kişiyi aklamam. Rüşvet almayacaksınız. Çünkü rüşvet göreni kör eder, haklıyı haksız çıkarır." (Mısır'dan Çıkış, 23:1-8)

... İki kişi arasında doğrulukla yargılar. (Hezekiel, 18:8)

... Adil olmanız gerekmez mi?... Ben Rab'bin ruhuyla, güçle, adalet ve cesaretle donatıldım. Adaletten nefret eden, doğruları çarpıtan (yöneticiler)... iyi dinleyin. (Mika, 3:1, 8-9)

Adaletle dava açan, davasını dürüstçe savunan yok. Boş laflara güveniyor, yalan söylüyorlar. Fesada gebe kalıp kötülük doğuruyorlar. (Yeaşaya, 59:4)

Esenlik yolunu bilmezler, izledikleri yolda adalet yoktur. Kendilerine çarpık yollar yaptılar, o yoldan gidenlerin hiçbiri esenlik nedir bilmez. Diyorlar ki, "Bu yüzden adalet bizden uzak, doğruluk bize erişemiyor. Işık bekliyoruz, yalnız karanlık var; parıltı bekliyor, koyu karanlıkta yürüyoruz... Adalet bekliyoruz, ortada yok; kurtuluş bekliyoruz, bizden uzak. (Yeşaya, 59:8-9, 11)

Allah'ınız Rab'bin size vereceği kentlerde her oymağınız için yargıçlar, yöneticiler atayacaksınız. Onlar halkı gerçek adaletle yargılayacaklar. Yargılarken haksızlık yapmayacak, kimseyi kayırmayacaksınız. Rüşvet almayacaksınız. Çünkü rüşvet bilge kişinin gözlerini kör eder, haklıyı haksız çıkarır. (Yasa'nın Tekrarı, 16:18-19)

Rab... adaleti ve doğruluğu sağlaman için seni kral yaptı. (1. Krallar, 10:9)

... Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı. (1. Tarihler, 18:14)

Kral yasaları bilen bilge kişilerle görüştü. Çünkü kralın, yasaları ve adaleti bilen kişilere danışması gelenektendi. (Ester, 1:13)

Doğruluğu giysi gibi giyindim, adalet kaftanım ve sarığımdı sanki. Körlere göz, topallara ayaktım. Yoksullara babalık eder, garibin davasını üstlenirdim. (Eyüp, 29:14-16)

Akıl yaşta değil baştadır. Adaleti anlamak yaşa bakmaz. (Eyüp, 32:9)

Adaletimi boşa mı çıkaracaksın? Kendini haklı çıkarmak için beni mi suçlayacaksın? (Eyüp, 40:8)

... Bunların yerine adil bir yönetim için bilgelik istedin; isteğini yerine getireceğim... (1. Krallar, 3:11-12)

Yoksulları adaletle yargılayacak, yeryüzünde ezilenler için dürüstçe karar verecek. Dünyayı ağzının değneğiyle cezalandıracak, kötüleri soluğuyla öldürecek. Davranışının temeli adalet ve sadakat olacak. (Yeşaya, 11:4-5)

... Sevgiye dayanan bir yönetim kurulacak... Sadakatle krallık yapacak. Yargılarken adaleti arayacak, doğru olanı yapmakta tez davranacak. (Yeşaya, 16:4-5)

İşte kral doğrulukla krallık yapacak, önderler adaletle yönetecek. O zaman adalet çöle dek yayılacak, doğruluk meyve bahçesinde yurt bulacak. Doğruluğun ürünü esenlik, sonucu, sürekli huzur ve güven olacaktır. (Yeşaya, 32:1, 16-17)

İşte kendisine destek olduğum, gönlümün hoşnut olduğu seçtiğim kulum! Ruhumu onun üzerine koydum. Adaleti uluslara ulaştıracak. Bağırıp çağırmayacak, sokakta sesini yükseltmeyecek. Ezilmiş kamışı kırmayacak, tüten fitili söndürmeyecek. Adaleti sadakatle ulaştıracak. Yeryüzünde adaleti sağlayana dek umudunu, cesaretini yitirmeyecek. Kıyı halkları onun yasasına umut bağlayacak. (Yeşaya, 42:1-5)

Yoksullardan adaleti esirgemek, halkımın düşkünlerinin hakkını elinden almak... Öksüzlerin malını yağmalamak için haksız kararlar alanların, adil olmayan yasalar çıkaranların vay haline! (Yeşaya, 10:1-2)

... Kent meydanlarını araştırın. Eğer adil davranan, gerçeği arayan bir kişi bulursanız, bu kenti bağışlayacağım. (Yeremya, 5:1)

Ey yöneticiler, gerçekten adil mi karar verirsiniz? Doğru mu yargılarsınız insanları? Hayır! Hep haksızlık tasarlarsınız içinizde, zorbalık saçar elleriniz yeryüzüne. (Mezmurlar, 58:1-2)

Allah ona şöyle dedi: "Madem kendin için uzun ömür, zenginlik ve düşmanlarının ölümünü istemedin, bunların yerine adil bir yönetim için bilgelik istedin; isteğini yerine getireceğim. Sana öyle bir bilgelik ve sezgi dolu bir yürek vereceğim ki, benzeri ne senden öncekilerde görülmüştür, ne de senden sonrakilerde görülecektir... Herkes adil bir yönetim için Süleyman'ın Allah'tan gelen bilgeliğe sahip olduğunu anladı. (1. Krallar, 3:11-12, 28)

Adalet yine doğruluk üzerine kurulacak, yüreği temiz olan herkes ona uyacak. (Mezmurlar, 94:15)

Ey adaleti seven güçlü kral, eşitliği sen sağladın... Doğru ve adil olanı sen yaptın. (Mezmurlar, 99:4)

Başarıya götüren terbiyeyi edinip doğru, haklı ve adil olanı yapmak, saf kişiyi ihtiyatlı, genç adamı bilgili ve sağgörülü kılmak içindir. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 1:3-4)

Kötüyü kayırmak da, suçsuzdan adaleti esirgemek de iyi değildir. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 18:5)

Niyeti bozuk tanık adaletle eğlenir, kötülerin ağzı fesatla beslenir. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 19:28)

"Yargılarken, uzunluk ve sıvı ölçerken, ağırlık tartarken haksızlık yapmayın. Doğru terazi, ağırlık taşı, efa ve hin kullanın... Kurallarımın, ilkelerimin tümüne uyacak ve onları yerine getireceksiniz. Rab Benim."  (Levililer, 19:35-37)

Tevrat'ta Yardımseverlik

Sizden nefret eden kişinin eşeğini yük altında çökmüş görürseniz, kendi haline bırakıp gitmeyecek, ona yardımcı olacaksınız. (Mısırdan Çıkış, 23:5)

Bir kardeşin yoksullaşır, muhtaç duruma düşerse, ona yardım etmelisin. Aranızda kalan bir yabancı ya da konuk gibi yaşayacak. (Levililer, 25:35)

Kardeşinin eşeğini, giysisini ya da yitirdiği başka bir şeyini gördüğünde, aynı biçimde davranacaksın. Görmezlikten gelmeyeceksin. Kardeşinin eşeğini ya da sığırını yolda düşmüş gördüğünde, görmezlikten gelme. Hayvanı ayağa kaldırması için kesinlikle kardeşine yardım edeceksin. (Yasa'nın Tekrarı, 22:3-4)

... Öyle ki, yoksul kardeşinize karşı eli sıkı davranıp ona yardım etmekten kaçınmayasınız. Yoksul kardeşiniz sizden Rab'be yakınabilir, siz de günah işlemiş olursunuz. Ona bol bol verin, verirken yüreğinizde isteksizlik olmasın. Bundan ötürü Allah'ınız Rab bütün işlerinizde ve el attığınız herşeyde sizi kutsayacaktır. Ülkede her zaman yoksullar olacak. Bunun için, ülkenizde yaşayan kardeşlerinize, yoksullara, gereksinimi olanlara eli açık davranmanızı buyuruyorum." (Yasa'nın Tekrarı, 15:9-11)

Çünkü yardım isteyen yoksulu, desteği olmayan öksüzü kurtarırdım. Ölmekte olanın hayır duasını alır, dul kadının yüreğini sevinçten coştururdum. Doğruluğu giysi gibi giyindim, adalet kaftanım ve sarığımdı sanki. Körlere göz, topallara ayaktım. Yoksullara babalık eder, garibin davasını üstlenirdim. (Eyüp, 29:12-16)

Çünkü O mazlumun çektiği sıkıntıyı hafife almadı, ondan tiksinmedi, yüz çevirmedi; Kendisi'ni yardıma çağırdığında ona kulak verdi. (Mezmurlar, 22:24)

Herkes komşusuna yardım ediyor, kardeşine, "Güçlü ol" diyor. (Yeşaya, 41:6)

Yiyeceğinizi açla paylaşmak değil mi? Barınaksız yoksulları evinize alır, çıplak gördüğünüzü giydirir, yakınlarınızdan yardımınızı esirgemezseniz, ışığınız tan gibi ağaracak, çabucak şifa bulacaksınız... (Yeşaya, 58:7-8)

Kızkardeşin Sodom'un günahı şuydu: Kendisi de kızları da gururluydu, ekmeğe doymuşlardı, umursamazlardı. Düşküne, yoksula yardım elini uzatmadılar. (Hezekiel, 16:49)

Her gün insanlar Davut'a yardım etmeye geliyorlardı... (1. Tarihler, 12:22)

... Büyük küçük bütün kardeşlerine bağışları dağıtma işinde... sadakatle yardım ettiler. (2. Tarihler, 31:15)

Tevratta İyilikte Bulunmak, Kötülükten Sakınmak

Kötülükten sakının, iyilik yapın; esenliği amaçlayın, ardınca gidin. (Mezmurlar, 34:14)

Dul kadına, öksüze, yabancıya, yoksula baskı yapmayın. Yüreğinizde birbirinize karşı kötülük tasarlamayın. (Zekeriya, 7:10)

Kötülüğe değil, iyiliğe yönelin ki yaşayasınız; böylece dediğiniz gibi, Rab, herşeye egemen Allah sizinle olur. (Amos, 5:14)

Kötülükten kaç, iyilik yap; sonsuz yaşama kavuşursun. (Mezmurlar, 37:27)

Kendini bilge biri olarak görme, Rab'den kork, kötülükten uzak dur. Böylece bedenin sağlık ve ferahlık bulur. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 3:6-8)

İyiliği amaç edinen beğeni kazanır, kötülüğü amaç edinense kötülüğe uğrar. Doğru kişinin işleri yaşam ağacının meyvesine benzer, bilge kişi insanları kazanır. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 11:27, 30)

Kötülük tasarlayan yolunu şaşırmaz mı? Oysa iyilik tasarlayan sevgi ve sadakat kazanır. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 14:22)

Kötülükten nefret edin, iyiliği sevin... (Amos, 5:15)

Bilge kişi korktuğu için kötülükten uzaklaşır, akılsızsa büyüklük taslayıp kendine güvenir. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 14:16)

Günah fısıldar kötü insana, yüreğinin dibinden: Allah korkusu yoktur onda. Kendini öyle beğenmiş ki, suçunu görmez, ondan tiksinmez. Ağzından kötülük ve yalan akar, akıllanmaktan, iyilik yapmaktan vazgeçmiş. Yatağında bile fesat düşünür, olumsuz yolda direnir, reddetmez kötülüğü. (Mezmurlar, 36:1-4)

Sen Rab'be güven, iyilik yap, ülkede otur, sadakatle çalış. (Mezmurlar, 37:3)

Yüreğim kötülüğe eğilim göstermesin, suç işleyenlerin fesadına bulaşmayayım... Doğru insan bana vursa, iyilik sayılır, azarlasa, başa sürülen yağ gibidir, başım reddetmez onu. Çünkü duam hep kötülere karşıdır. (Mezmurlar, 141:4-5)

Yoksula acıyan kişi Rab'be ödünç vermiş olur, yaptığı iyilik için Rab onu ödüllendirir. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 19:17)

Doğru kişiye iyilik göreceğini söyleyin. Çünkü iyiliklerinin meyvesini yiyecek. Vay kötülerin haline! Kötülük görecek, yaptıklarının karşılığını alacaklar. (Yeşaya, 3:10-11)

Bu yüzden, ey kral, öğüdümü benimse: Doğru olanı yaparak günahından, düşkünlere iyilik ederek suçlarından vazgeç. Olur ya, gönencin uzun sürer. (Daniel, 4:27)

... Bu iyilikten sizi yoksun bırakan günahlarınızdı... Kötü kişiler var. Kuş avlamak için pusuya yatanlar gibi tuzak kuruyor, insan yakalıyorlar. Kuş dolu bir kafes nasılsa, onların evleri de hileyle dolu. Bu sayede güçlenip zengin oldular, semirip parladılar, yaptıkları kötülüklerle sınırı aştılar. Kazanabilecekleri halde öksüzün davasına bakmıyor, yoksulun hakkını savunmuyorlar. (Yeremya, 5:25-26)

Tevrat'ta Doğruluk ve Dürüstlük

Yaşamak ve Allah'ınız Rab'bin size vereceği ülkeyi miras almak için doğruluğun, yalnız doğruluğun ardınca gidin. (Yasa'nın Tekrarı, 16:20)

Doğru kişileri başarıya ulaştırır, kalkanıdır dürüst yaşayanların. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 2:7)

Çünkü Sen doğru kişiyi kutsarsın, ya Rab, çevresini kalkan gibi lütfunla sararsın. (Mezmurlar, 5:12)

Dürüst kişi güvenlik içinde yaşar, ama hileli yoldan giden açığa vurulacaktır. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 10:9)

Sağduyudan yoksun kişi ahmaklığıyla sevinir, ama akıllı insan dürüst bir yaşam sürer. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 15:21)

Dürüstlerin tuttuğu yol kötülükten uzaklaştırır, yoluna dikkat eden, canını korur. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 16:17)

Rab'bin yolu dürüst için sığınak, fesatçı içinse yıkımdır. Doğru kişi hiçbir zaman sarsılmaz, ama kötüler ülkede kalamaz. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 10:29-30)

Erdemlinin dürüstlüğü ona yol gösterir, hainin yalancılığıysa yıkıma götürür. Gazap günü servet işe yaramaz, oysa doğruluk ölümden kurtarır. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 11:3-4)

Dürüst insanın doğruluğu onun yolunu düzler, kötü kişiyse kötülüğü yüzünden yıkılıp düşer. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 11:5)

Erdemlinin doğruluğu onu kurtarır, ama haini kendi hırsı ele verir. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 11:6)

Doğruluk dürüst yaşayanı korur, kötülük günahkarı yıkar. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 13:6)

Doğru kişi sıkıntıdan kurtulur, onun yerine sıkıntıyı kötü kişi çeker. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 11:8)

Rab sapkın yürekliden iğrenir, dürüst yaşayandan hoşnut kalır. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 11:20)

Yoksulları adaletle yargılayacak, yeryüzünde ezilenler için dürüstçe karar verecek... (Yeşaya, 11:4)

Doğru adamın yolu düzdür... (Yeşaya, 26:7)

Rab halkları yargılar; beni de yargıla, ya Rab, doğruluğuma, dürüstlüğüme göre. (Mezmurlar, 7:8)

Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, dürüstler ise iyi niyetlidir. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 14:9)

Bu nedenle sen iyilerin yolunda yürü, doğruların izinden git. Çünkü ülkede yaşayacak olan doğrulardır, dürüst kişilerdir orada kalacak olan. Kötüler ülkeden sürülecek, hainler sökülüp atılacak. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 2:20-22)

Dürüst davranmaya özen göstereceğim... (Mezmurlar, 101:2)

Doğru ve dürüst bir babaya sahip olan çocuklara ne mutlu! (Süleyman'ın Özdeyişleri, 20:7)

Doğru kişi esenliğe kavuşur... (Yeşaya, 57:2)

... İnsanlar arasında dürüst kimse yok... Kötülük yapmakta elleri ne becerikli! Önderler armağan istiyor, yargıçlar rüşvet alıyor. Güçlüler her istediklerini zorla yaptırıyor, düzen üstüne düzen kuruyorlar. En iyileri çalı çırpıdan değersiz, en dürüstleri dikenli çitten beterdir. Ama peygamberlerinin uyardığı gibi, cezalandırılacakları gün geldi çattı... (Mika, 7:2-4)

Çünkü Rab Allah bir güneş, bir kalkandır. Lütuf ve yücelik sağlar; dürüstçe yaşayanlardan hiçbir iyiliği esirgemez. (Mezmurlar, 84:11)

... Bana dürüst yaşayan kişi hizmet edecek. (Mezmurlar, 101:6)

Karanlıkta ışık doğar dürüstler için, lütfeden, sevecen, doğru insanlar için. (Mezmurlar, 112:4)

Kuşkusuz doğrular Senin adına şükredecek, dürüstler Senin huzurunda oturacak. (Mezmurlar, 140:13)

Dürüst yaşayan bir yoksul olmak, yalancı bir akılsız olmaktan yeğdir. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 19:1)

Dürüst bir yoksul olmak, yolsuzlukla zengin olmaktan yeğdir. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 28:6)

Bunun yanı sıra halkın arasından Allah'tan korkan, yetenekli, haksız kazançtan nefret eden dürüst adamlar seç; onları biner, yüzer, ellişer, onar kişilik toplulukların başına önder ata. (Mısır'dan Çıkış, 18:21)

Kötüler... dürüstlüğün egemen olduğu diyarda haksızlık eder, Rab'bin büyüklüğünü görmezler. (Yeşaya, 26:10)

Çünkü dürüst bir yaşam sürdüm; sarsılmadan Rab'be güvendim. (Mezmurlar, 26:1)

Onların elleri kötülük aletidir, sağ elleri rüşvet doludur. Ama ben dürüst yaşarım, kurtar beni, lütfet bana! (Mezmurlar, 26:10-11)

Tapınakta çalışanlara para ödemekle görevli kişiler öyle dürüst insanlardı ki, onlara hesap bile sorulmazdı. (2. Krallar, 12:15)

... O sana bağlı, doğru, bütün yüreğiyle dürüst biri olarak yolunda yürüdü... (1. Krallar, 3:6)

...Yaşayan Rab'bin adıyla derim ki, sen dürüst bir kişisin... (1. Samuel, 29:6)

Kana susamışlar dürüst kişiden nefret eder, doğrularsa onun canını korur. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 29:10)

Doğrular haksızlardan iğrenir, kötüler de dürüst yaşayanlardan. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 29:27)

Tevrat'ta Sabırlı Olmak

Rab'bin önünde sakin dur, sabırla bekle; kızıp üzülme işi yolunda olanlara, kötü amaçlarına kavuşanlara. (Mezmurlar, 37:7)

Rab'bi sabırla bekledim... yakarışımı duydu. (Mezmurlar, 40:1)

Huysuz kişi çekişme yaratır, sabırlı kişi kavgayı yatıştırır. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 15:18)

Sabırlı kişi yiğitten üstündür, kendini denetleyen de kentler fethedenden üstündür. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 16:32)

Sağduyulu kişi sabırlıdır, kusurları hoş görmesi ona onur kazandırır. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 19:11)

Bir olayın sonu başlangıcından iyidir. Sabırlı kibirliden iyidir. (Vaiz, 7:8)

İnsanın ruhu hastalıkta ona destektir. Ama ezik ruh nasıl dayanabilir? (Süleyman'ın Özdeyişler, 18:14)

Tevrat'ta Sadakat

Sevgiyi, sadakati hiç yanından ayırma, bağla onları boynuna, yaz yüreğinin levhasına. Böylece Allah'ın ve insanların gözünde beğeni ve saygınlık kazanacaksın. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 3:3-4)

Ataları gibi inatçı, başkaldırıcı, yüreği kararsız, Allah'a sadakatsiz bir kuşak olmasınlar. (Mezmurlar, 78:8)

Ey insanlar, Rab iyi olanı size bildirdi; adil davranmanızdan, sadakati sevmenizden ve alçakgönüllülükle yolunda yürümenizden başka Allah'ınız Rab sizden ne istedi? (Mika, 6:8)

Sen Rab'be güven, iyilik yap, ülkede otur, sadakatle çalış. (Mezmurlar, 37:3)

Sevgi ve sadakat kralın güvencesidir. Onun tahtını sağlamlaştıran sevgidir. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 20:28)

Sevgiyle sadakat buluşacak, doğrulukla esenlik öpüşecek. Sadakat yerden bitecek, doğruluk gökten bakacak. (Mezmurlar, 85:10-11)

... Kendilerini sadakatle Allah'a adamışlardı. (2. Tarihler, 31:18)

Adil olanların adımlarını korur, sadık kullarının yolunu gözetir. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 2:8)

Rab'bin bütün yolları sevgi ve sadakate dayanır, antlaşmasındaki buyruklara uyanlar için. (Mezmurlar, 25:10)

Ben sadakat yolunu seçtim... (Mezmurlar, 119:30)

Rab sadık kullarının adımlarını korur, ama kötüler karanlıkta susturulur. Çünkü güçle zafere ulaşamaz insan. (1. Samuel, 2:9)

Davranışının temeli adalet ve sadakat olacak. (Yeşaya, 11:5)

... Sadakatle krallık yapacak. Yargılarken adaleti arayacak... (Yeşaya, 16:5)

... Adaleti sadakatle ulaştıracak. Yeryüzünde adaleti sağlayana dek umudunu, cesaretini yitirmeyecek... (Yeşaya, 42:3-4)

Kurtar beni, ya Rab, sadık kulun kalmadı, güvenilir insanlar yok oldu. Herkes birbirine yalan söylüyor, dalkavukluk, ikiyüzlülük ediyor. (Mezmurlar, 12:1-2)

Çünkü Sen beni ölüler diyarına terk etmezsin, sadık kulunun çürümesine izin vermezsin. (Mezmurlar, 16:10)

Rab'bi sevin, ey O'nun sadık kulları! Rab Kendisi'ne bağlı olanları korur, büyüklenenlerin ise tümüyle hakkından gelir. (Mezmurlar, 31:23)

Çünkü Rab doğruyu sever, sadık kullarını terk etmez. Onlar sonsuza dek korunacak, kötülerinse kökü kazınacak. (Mezmurlar, 37:28)

O'na yürekten bağlı değillerdi, antlaşmasına sadık kalmadılar. (Mezmurlar, 78:37)

... Sadık kullarına esenlik sözü verecek, yeter ki, bir daha akılsızlık etmesinler. (Mezmurlar, 85:8)

Ey sizler, Rab'bi sevenler, kötülükten tiksinin. O sadık kullarının canını korur. (Mezmurlar, 97:10)

Kahinlerin doğruluğu kuşansın, sadık kulların sevinç çığlıkları atsın... Kurtuluşla donatacağım kâhinlerini; hep sevinç ezgileri söyleyecek sadık kulları. (Mezmurlar, 132:9, 16)

Bütün yapıtların sana şükreder, ya Rab, sadık kulların sana övgüler sunar. (Mezmurlar, 145:10)

Rab'be övgüler sunun!... Sadık kullarının toplantısında O'nu ezgilerle övün! Bu onurla mutlu olsun sadık kulları, sevinç ezgileri okusunlar yataklarında!... Bütün sadık kulları için onurdur bu. (Mezmurlar, 149:1-2, 5)

İnsanların çoğu, "Vefalıyım" der. Ama sadık birini kim bulabilir? (Süleyman'ın Özdeyişleri, 20:6)

Rab'bin varlığı hakkı için diyerek sadakatle, adaletle, doğrulukla ant içersen... (Yeremya, 4:2)

... Benden dönen sadakatsiz yüreklerinden... (Hezekiel, 6:9)

İnsanoğlu, eğer bir ülke Bana sadakatsizlik eder, günah işlerse, Ben de o ülkeye karşı elimi uzatır, onu her türlü yiyecekten yoksun bırakır, üzerine kıtlık gönderir, insanları ve hayvanları yok edersem... (Hezekiel, 14:13)

"Ülkeyi viraneye çevireceğim. Çünkü Bana sadakatsizlik ettiler." egemen Rab böyle diyor. (Hezekiel, 15:8)

... Bana sadakatsizliğinden ötürü orada yargılayacağım. (Hezekiel, 17:20)

Doğru kişi doğruluğundan döner, günah işler, kötü kişinin yaptığı bütün iğrenç şeyleri yaparsa, yaşayacak mı? Onun yaptığı doğru işlerin hiçbiri anılmayacaktır. Sadakatsizliği yüzünden suçludur, günahları yüzünden ölecektir. (Hezekiel, 18:24)

Sen adaletlisin, ya Rab! Sadakatsizliğimiz yüzünden bizi uzak yakın ülkelere sürdün... (Daniel, 9:7)

... Yok olmuş sevgi, sadakat, Allah bilgisi. Lanet, yalan, adam öldürme, hırsızlık, zina almış herşeyin yerini. Zorbalık ediyorlar, kan üstüne kan döküyorlar. (Hoşea, 4:1)

Bakın şu övüngen kişiye, niyeti iyi değildir. Ama doğru kişi sadakatiyle yaşayacaktır. (Habakkuk, 2:4)

... Ülkede Allah'a sadık kul kalmadı... (Mika, 7:2)

Sadık kuluna sadakat gösterir... (Mezmurlar, 18:25)

Gözüm ülkenin sadık insanları üzerinde olacak. (Mezmurlar, 101:6)

Tevrat'ta Zorbalıktan Sakınmak

Kötü insan yaşamı boyunca kıvranır, zorbaya ayrılan yıllar sayılıdır. (Eyüp, 15:20)

Allah, gücüyle zorbaları yok eder, harekete geçince zorbaların yaşama umudu kalmaz. (Eyüp, 24:22)

Kötülüğü kendi başına gelecek, zorbalığı kendi tepesine inecek. (Mezmurlar, 7:16)

Rab doğru insanı sınar, kötüden, zorbalığı sevenden tiksinir. (Mezmurlar, 11:5)

Zorbalığa güvenmeyin, yağma malla övünmeyin; varlığınız artsa bile, ona gönül bağlamayın. (Mezmurlar, 62:10)

İyi insan ağzından çıkan sözler için ödüllendirilir, ama hainlerin soluduğu zorbalıktır. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 13:2)

Zorba kişi başkalarını ayartır ve onları olumsuz yola yöneltir. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 16:29)

Kötülerin zorbalığı kendilerini süpürüp götürür, çünkü doğru olanı yapmaya yanaşmazlar. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 21:7)

... Eylemleri kötü eylemlerdir, elleri zorbalığın araçlarıdır. Ayakları kötülüğe koşar, çekinmeden suçsuz kanı dökerler. Akılları fikirleri hep kötülükte, şiddet ve yıkım var yollarında. Esenlik yolunu bilmezler, izledikleri yolda adalet yoktur. Kendilerine çarpık yollar yaptılar, o yoldan gidenlerin hiçbiri esenlik nedir bilmez. (Yeşaya, 59:6-8)

Ama doğru yolda yürüyüp doğru dürüst konuşan, zorbalıkla edinilen kazancı reddeden, elini rüşvetten uzak tutan, kan dökenlerin telkinlerine kulak vermeyen, kötülük görmeye dayanamayan, yükseklerde oturacak... Ekmeği sağlanacak, hiç susuz kalmayacak. (Yeşaya, 33:15-16)

Egemen Rab şöyle diyor: "Yeter artık... Zorbalığı, baskıyı bırakın. Adil ve doğru olanı yapın..." (Hezekiel, 45:9)

Bütün insanlar ve hayvanlar çula sarınsın. Herkes var gücüyle Allah'a yakararak kötü yoldan, zorbalıktan vazgeçsin. (Yunus, 3:8)

Uluslar bunu görünce yaptıkları bunca zorbalıktan utanacaklar. Elleriyle ağızlarını kapayacak, kulaklarını tıkayacaklar. (Mika, 7:16)

... "Giysisinin üstüne bir de zorbalığı kuşanan kişiden de nefret ederim." böyle diyor herşeye egemen Rab. Bunun için kendinize dikkat edin ve ihanet etmeyin. (Malaki, 2:16)

Rab, "Onlar doğruluk nedir bilmiyorlar" diyor, "Saraylarına zorbalık ve çapul yığmışlar." (Amos, 3:10)

Tevrat'ta Barış ve Dostluğa Verilen Önem

Bir kente saldırmadan önce, kent halkına barış önerin. (Yasa'nın Tekrarı, 20:10)

Ne iyi, ne güzeldir, birlik içinde kardeşçe yaşamak! (Mezmurlar, 133:1)

... Bütün krallıkları Süleyman yönetiyordu. Her tarafta barış vardı. (1. Krallar, 4:24)

Kötülük tasarlayanın yüreği hileci, barışı öğütleyenin yüreğiyse sevinçlidir. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 12:20)

Kötülükten sakının, iyilik yapın; esenliği amaçlayın, ardınca gidin. (Mezmurlar, 34:14)

... Bizi yaratan aynı Allah değil mi? Öyleyse neden atalarımızın yaptığı antlaşmayı bozarak herkes kardeşine ihanet ediyor? (Malaki, 2:10)

Bunun üzerine önderlerimiz ve ülkemizin bütün halkı bize şöyle dediler: "Onları karşılamak için yanınıza yiyecek alıp yola çıkın... Bizimle bir barış antlaşması yapmanızı istiyoruz." deyin. (Yeşu, 9:11)

Yeşu da onları sağ bırakacağına söz verip onlarla bir barış antlaşması yaptı. Topluluğun önderleri de antlaşmaya bağlı kalacaklarına ant içtiler. (Yeşu, 9:15)

Ardından bütün topluluk... aracılar göndererek barış yapmayı önerdi. (Hakimler, 21:13)

Rab, verdiği söz uyarınca, Süleyman'a bilgelik verdi. Süleyman'la Hiram arasında barış vardı. Aralarında bir antlaşma yaptılar. (1. Krallar, 5:12)

... "Nasıl olsa yaşadığım sürece barış ve güvenlik olacak" diye düşünüyordu. (2. Krallar, 20:19)

... Ülke onun yönetimi altında barış içinde yaşadı. (2. Tarihler, 14:5)

... Ülkesi ise barış içindeydi. Çünkü Allah'ı her yandan onu esenlikle kuşatmıştı. (2. Tarihler, 20:30)

Yetkin adamı gözle, doğru adama bak, çünkü yarınlar barışseverindir. (Mezmurlar, 37:37)

Ben barış yanlısıyım, ama söze başladığımda, onlar savaşa kalkıyor! (Mezmurlar, 120:7)

Bütün dünya esenlik ve barış içinde sevinçle haykırıyor. (Yeşaya, 14:7)

Sana tunç yerine altın, demir yerine gümüş, ağaç yerine tunç, taş yerine demir getireceğim. Barışı yöneticin, doğruluğu önderin yapacağım. (Yeşaya, 60:17)

... Savaş yayları kırılacak. Kralınız uluslara barışı duyuracak... (Zekeriya, 9:10)

"Bu adamlar bize dostluk gösteriyor" dediler, "Ülkemizde yaşasınlar, ticaret yapsınlar. Topraklarımız geniş, onlara da yeter, bize de..." (Yaratılış, 34:21)

... Davut'a beslediği derin sevgiden ötürü, onunla bir dostluk antlaşması yaptı. (1. Samuel, 18:3)

Düşmanın acıkmışsa doyur, susamışsa su ver. Bunu yapmakla onu utanca boğarsın ve Rab seni ödüllendirir. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 25:21-22)

İftira etmez, dostuna zarar vermez, komşusuna kara çalmaz böylesi. (Mezmurlar, 15:3)

Dostuyum bütün Senden korkanların, koşullarına uyanların. (Mezmurlar, 119:63)

Dost her zaman sever, kardeş sıkıntılı günde belli olur. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 17:17)

... Allah'ından kork ki, kardeşin yanında yaşamını sürdürebilsin. (Levililer, 25:36)

Aranızda yaşayan bir kardeşin yoksullaşır, kendini köle olarak sana satarsa, onu bir köle gibi çalıştırmayacaksın. (Levililer, 25:39)

Ayrıca yargıçlarınıza, "Kardeşleriniz arasındaki sorunları dinleyin" dedim... Davalarda adaletle karar verin. (Yasa'nın Tekrarı, 1:16)

Borçları bağışlama işini şöyle yapacaksınız: Her alacaklı, komşusunun borcunu bağışlayacak. Borcun ödenmesi için komşusunu ya da kardeşini zorlamayacak... (Yasa'nın Tekrarı, 15:2)

Ülkede her zaman yoksullar olacak. Bunun için, ülkenizde yaşayan kardeşlerinize, yoksullara, gereksinimi olanlara eli açık davranmanızı buyuruyorum. (Yasa'nın Tekrarı, 15:11)

... İğrenmeyeceksiniz. Onlar kardeşinizdir... (Yasa'nın Tekrarı, 23:7)

Yolları sevinç yollarıdır, evet, bütün yolları esenliğe çıkarır. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 3:17)

Doğruluğun ürünü esenlik, sonucu, sürekli huzur ve güven olacaktır... Esenlik dolu evlerde, güvenli ve rahat yerlerde yaşayacak. (Yeşaya, 32:17-18)

"... Kent kapılarınızda esenliği sağlayan gerçek adaletle yargılayın, yüreğinizde birbirinize karşı kötülük tasarlamayın... Çünkü Ben bütün bunlardan nefret ederim." böyle diyor Rab. Herşeye egemen Rab bana yine seslendi: Herşeye egemen Rab diyor ki, "... Bu nedenle gerçeği ve esenliği sevin." (Zekeriya, 8:16,)

... İşte bütün dünya esenlik ve güvenlik içinde! (Zekeriya, 1:11)

... "Huzur bulsun Seni sevenler! Surlarına esenlik, saraylarına huzur egemen olsun!" Kardeşlerim, dostlarım için, "Esenlik olsun Sana!" derim. (Mezmurlar, 122:6-8)

Tevrat'ta Akıl ve Hikmete Verilen Önem

Rab korkusudur bilgeliğin temeli. Akıl kutsal olanı tanımaktır. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 9:10)

Bilgelik kazanmak altından daha değerlidir, akla sahip olmak da gümüşe yeğlenir. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 16:16)

Rab korkusu bilgelik öğretir, alçakgönüllülük de onurun ön koşuludur. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 15:33)

Yanında mercanla billurun sözü edilmez, bilgeliğin değeri mücevherden üstündür. (Eyüp, 28:18)

İnsana, "İşte Rab korkusu, bilgelik budur." dedi. "Kötülükten kaçınmak akıllılıktır." (Eyüp, 28:28)

Oysa insana ruh, Herşeye Gücü Yeten'in soluğu akıl verir. Akıl yaşta değil baştadır... (Eyüp, 32:8-9)

Bilgelik güçten, bilgi kaba kuvvetten üstündür. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 24:5)

Bilgeliğe erişene, aklı bulana ne mutlu! (Süleyman'ın Özdeyişleri, 3:13)

Bilgelik yaşam ağacıdır, ona sarılanlara, ne mutlu ona sımsıkı tutunanlara! (Süleyman'ın Özdeyişleri, 3:18)

Bilge kişi boş sözlerle yanıtlar mı, karnını doğu rüzgarıyla doldurur mu? Boş sözlerle tartışır, yararsız söylevler verir mi? (Eyüp, 15:2-3)

Akıllı kişiyi azarlamak, akılsıza yüz darbe vurmaktan etkilidir. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 17:10)

Bilgenin dili bilgiyi iyi kullanır, akılsızın ağzındansa ahmaklık akar. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 15:2)

Bilgelerin dudakları bilgi yayar, ama akılsızların yüreği öyle değildir. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 15:7)

Sağduyudan yoksun kişi ahmaklığıyla sevinir, ama akıllı insan dürüst bir yaşam sürer. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 15:21)

Bilge insan gibisi var mı? Kim olup bitenlerin anlamını bilebilir? Bilgelik insanın yüzünü aydınlatır, sert görünüşünü değiştirir. (Vaiz, 8:1)

Bilge nereye gittiğini görür, ama akılsız karanlıkta yürür... (Vaiz, 2:14)

Bilgenin yüreği hep doğruya eğilimlidir, akılsızın ise, hep yanlışa. (Vaiz, 10:2)

Bilgenin ağzından çıkan sözler benimsenir, oysa akılsız kendi ağzıyla yıkımına yol açar. (Vaiz, 10:12)

Ayaklanan ülke çok başlı olur, ama akıllı, bilgili kişi düzeni sağlar. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 28:2)

Kendine güvenen akılsızdır, bilgece davranan güvenlikte olur. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 28:26)

Bilgili kişi az konuşur, akıllı kişi sakin ruhludur. Çenesini tutup susan ahmak bile bilge ve akıllı sayılır. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 17:27-28)

Bilge kişinin ağzından çıkan sözler derin sular gibidir, bilgelik pınarı da coşkun bir akarsu. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 18:4)

Akıllı kişi bilgiyi satın alır, bilgenin kulağı da bilgi peşindedir. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 18:15)

Yaşam veren uyarıları dinleyen, bilgeler arasında konaklar. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 15:31)

Kral Süleyman dünyanın bütün krallarından daha zengin, daha bilgeydi. (1. Krallar, 10:23)

... Rab'bin kendilerine bilgelik ve anlayış verdiği bütün becerikli kişiler, her işi tam Rab'bin buyurduğu gibi yapacaklar. (Mısır'dan Çıkış, 36:1)

Rab'bin Yasası yetkindir, cana can katar, Rab'bin buyrukları güvenilirdir, saf adama bilgelik verir. (Mezmurlar, 19:7)

Doğrunun ağzından bilgelik akar, dilinden adalet damlar. (Mezmurlar, 37:30)

Bilgeliğin sırlarını bildirse! Çünkü bilgelik çok yönlüdür. (Eyüp, 11:6)

Çünkü bilgelik mücevherden değerlidir, dilediğin hiçbir şey onunla kıyaslanamaz. Ben bilgelik olarak ihtiyatı kendime konut edindim. Bilgi ve sağgörü bendedir. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 8:11-12)

Bilgeliği ve aklı sahiplen, söylediklerimi unutma, onlardan sapma. Bilgelikten ayrılma, O seni korur. Sev onu, seni gözetir. Bilgeliğe ilk adım onu sahiplenmektir. Bütün servetine mal olsa da akla sahip çık. Onu el üstünde tut, O da seni yüceltecek, Ona sarılırsan seni onurlandıracak... (Süleyman'ın Özdeyişleri, 4:5-8)

Oğlum, bilgeliğe kulak verip yürekten akla yönelerek sözlerimi kabul eder, buyruklarımı aklında tutarsan, evet, aklı çağırır, ona gönülden seslenirsen, gümüş ararcasına onu ararsan, onu ararsan define arar gibi, Rab korkusunu anlar ve Allah'ı yakından tanırsın. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 2:1-3)

Çünkü bilgeliğin kaynağı Rab'dir. Onun ağzından bilgi ve anlayış çıkar. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 2:6)

Çünkü yüreğin bilgelikle dolacak, zevk alacaksın bilgiden. Sağgörü sana bekçilik edecek ve akıl seni koruyacak. Bunlar seni kötü yoldan, ahlaksızın sözlerinden kurtaracak. Onlar ki karanlık yollarda yürümek için doğru yoldan ayrılırlar. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 2:10-13)

Küstahlığın ardından utanç gelir, ama bilgelik alçakgönüllülerdedir. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 11:2)

Akıllı kişinin dudaklarından bilgelik akar, ama sağduyudan yoksun olan sırtına kötek yer. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 10:13)

Kötülük akılsızlar için eğlence gibidir. Aklı başında olanlar içinse bilgelik aynı şeydir. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 10:23)

Düşünmeden söylenen sözler kılıç gibi keser, bilgelerin diliyse şifa verir. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 12:18)

Bilge kişi terbiye edilmeyi sever, alaycı kişi azarlansa da aldırmaz. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 13:1)

Kibirden ancak kavga çıkar, öğüt dinleyense bilgedir. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 13:10)

Çabuk öfkelenen ahmakça davranır, düzenbazdan herkes nefret eder. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 14:17)

Geç öfkelenen akıllıdır, çabuk sinirlenen ahmaklığını gösterir. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 14:29)

Akılsızı onurlandırmak, taşı sapana bağlamak gibidir. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 26:8)

Bilgelerin öğrettikleri yaşam kaynağıdır, insanı ölüm tuzaklarından uzaklaştırır. Sağduyulu davranış saygınlık kazandırır, hainlerin yoluysa yıkıma götürür. İhtiyatlı kişi işini bilerek yapar, akılsız kişiyse ahmaklığını sergiler. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 13:14-16)

Rab korkusudur bilginin temeli. Ahmaklarsa bilgeliği ve terbiyeyi küçümser. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 1:7)

... Firavun'un akıllı, bilgili bir adam bulup onu Mısır'ın başına getirmesi gerekir... Sonra Yusuf'a, "Madem Allah bütün bunları sana açıkladı, senden daha akıllısı, bilgilisi yoktur" dedi. "Sarayımın yönetimini sana vereceğim. Bütün halkım buyruklarına uyacak... Seni bütün Mısır'a yönetici atıyorum." (Yaratılış, 41:33, 39-41)

Önderler toplanıp beni kötüleseler bile, ben kulun, Senin kurallarını derin derin düşüneceğim. Öğütlerin benim zevkimdir, bana akıl verirler. (Mezmurlar, 119:23-24)

Buyrukların beni düşmanlarımdan bilge kılar, çünkü her zaman aklımdadır onlar. Bütün öğretmenlerimden daha akıllıyım, çünkü öğütlerin üzerinde düşünüyorum. Yaşlılardan daha bilgeyim, çünkü Senin koşullarına uyuyorum. Sakınırım her kötü yoldan, Senin sözünü tutmak için. Ayrılmam hükümlerinden, çünkü bana Sen öğrettin. Ne tatlı geliyor verdiğin sözler damağıma, baldan tatlı geliyor ağzıma! Senin koşullarına uymakla bilgelik kazanıyorum, bu yüzden nefret ediyorum her yanlış yoldan. (Mezmurlar, 119:98-104)

Kendinize her oymaktan bilge, anlayışlı, deneyimli adamlar seçin. Onları size önder atayacağım... Böylece oymaklarınızın bilge ve deneyimli kişiler olan ileri gelenlerini size önder atadım. Onlara biner, yüzer, ellişer, onar kişilik toplulukların sorumluluğunu verdim. Oymaklarınız için de yöneticiler görevlendirdim. (Yasa'nın Tekrarı, 1:13, 15)

Onlara sımsıkı bağlanın. Çünkü ne denli bilge ve anlayışlı olduğunuzu uluslara bunlar gösterecek. Bu kuralları duyunca, uluslar, "Bu büyük ulus gerçekten bilge ve anlayışlı bir halk!" diyecek. (Yasa'nın Tekrarı, 4:6)

Rab'be böyle mi karşılık verilir, ey akılsız ve bilgelikten yoksun halk? Sizi yaratan, size biçim veren... Yaratıcınız O değil mi? (Yasa'nın Tekrarı, 32:6)

Süleyman'ın bu isteği Rab'bi hoşnut etti. Allah ona şöyle dedi: "Madem kendin için uzun ömür, zenginlik ve düşmanlarının ölümünü istemedin; bunların yerine adil bir yönetim için bilgelik istedin; isteğini yerine getireceğim. Sana öyle bir bilgelik ve sezgi dolu bir yürek vereceğim ki, benzeri ne senden öncekilerde görülmüştür, ne de senden sonrakilerde görülecektir." (1. Krallar, 3:10-13)

... Herkes adil bir yönetim için Süleyman'ın Allah'tan gelen bilgeliğe sahip olduğunu anladı. (1. Krallar, 3:28)

Allah, Süleyman'a bilgelik, derin bir sezgi, kıyılardaki kum kadar anlayış verdi. Süleyman'ın bilgeliği, bütün doğuluların ve Mısırlıların bilgeliğinden daha üstündü... Herkesten daha bilgeydi. Ünü çevredeki bütün uluslara yayılmıştı. Üç bin özdeyişi ve bin beş ezgisi vardı... Süleyman'ın bilgeliğini duyan dünyanın bütün kralları ona adamlarını gönderirdi. Bütün uluslardan insanlar gelir, Süleyman'ın bilgece sözlerini dinlerdi. (1. Krallar, 4:29-34)

... Rab'be, "Bunu yapmakla büyük günah işledim!" dedi, "Ya Rab, lütfen kulunun suçunu bağışla. Çünkü çok akılsızca davrandım." (2. Samuel, 24:10)

Hiram mektubunu şöyle sürdürdü: "Yeri göğü yaratan... Rab'be övgüler olsun!" Kral Davut'a bilge bir oğul verdi... akıllı ve anlayışlı bir oğul. "Sana... usta ve akıllı birini gönderiyorum." (2. Tarihler, 2:12-13)

Bilgelik yaşlılarda, akıl uzun yaşamdadır. Bilgelik ve güç Allah'a özgüdür, O'ndadır öğüt ve akıl. (Eyüp, 12:12-13)

Ey bilgeler, sözlerimi dinleyin, kulak verin bana, ey bilgi sahipleri. Çünkü damak nasıl yemeği tadarsa, kulak da sözleri sınar. Gelin, doğruyu seçelim, iyiyi birlikte öğrenelim. (Eyüp, 34:2-4)

Ey krallar, akıllı olun! Ey dünya önderleri, ders alın! Rab'be korkuyla hizmet edin, titreyerek sevinin. (Mezmurlar, 2:10-11)

Ey adil Allah'ım! Kötülerin kötülüğü son bulsun, doğrular güvene kavuşsun. Sen ki akılları, gönülleri sınarsın. (Mezmurlar, 7:9)

Akılsız içinden, "Allah yok!" der. İnsanlar bozuldu, iğrençlik aldı yürüdü, iyilik eden yok... Akıllı, Allah'ı arayan biri var mı?... Hepsi saptı, tümü yozlaştı, iyilik eden yok, bir kişi bile! (Mezmurlar, 14:1-3)

Akılsız ve bilgisizdim, karşında bir hayvan gibi. Yine de sürekli Seninleyim... Öğütlerinle yol gösterir, beni sonunda yüceliğe eriştirirsin. (Mezmurlar, 73:22-24)

Yaptıkların ne büyüktür, ya Rab, düşüncelerin ne derin! Aptal insan bilemez, budala akıl erdiremez. (Mezmurlar, 92:5-6)

Ey halkın içindeki budalalar, dikkat edin; ey aptallar, ne zaman akıllanacaksınız? Kulağı yaratan işitmez mi? Göze biçim veren görmez mi? (Mezmurlar, 94:8-9)

Sözlerinin açıklanışı aydınlık saçar, saf insanlara akıl verir. (Mezmurlar, 119:130)

Öğütlerin sonsuza dek doğrudur; bana akıl ver ki, yaşayayım. (Mezmurlar, 119:144)

Feryadım Sana erişsin, ya Rab, sözün uyarınca akıl ver bana! (Mezmurlar, 119:169)

Kendini bilge biri olarak görme, Rab'den kork, kötülükten uzak dur. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 3:7)

Seni bilgelik yolunda eğitir, doğru yollara yöneltirim. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 4:11)

Oğlum, bilgeliğime dikkat et, akıllıca sözlerime kulak ver. Böylelikle her zaman sağgörülü olur, dudaklarınla bilgiyi korursun. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 5:1-2)

... Bilge kişiyi azarlarsan, seni sever. Bilge kişiyi eğitirsen daha bilge olur, doğru kişiye öğretirsen bilgisini artırır. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 9:8-9)

Bilgeysen, bilgeliğinin yararı sanadır, alaycı olursan acısını yalnız sen çekersin. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 9:12)

Akılsız kadın yaygaracı ve saftır, hiçbir şey bilmez. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 9:13)

Bilge kişi bilgi biriktirir, ahmağın ağzıysa onu yıkıma yaklaştırır. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 10:14)

Doğru kişinin işleri yaşam ağacının meyvesine benzer, bilge kişi insanları kazanır. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 11:30)

Bilgelerle oturup kalkan bilge olur, akılsızlarla dost olansa zarar görür. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 13:20)

Alaycı bilgeliği arasa da bulamaz, akıllı içinse bilgi edinmek kolaydır. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 14:6)

Akılsız kişiden uzak dur, çünkü sana öğretecek bir şeyi yok. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 14:7)

İhtiyatlı kişinin bilgeliği, ne yapacağını bilmektir, akılsızların ahmaklığıysa aldanmaktır. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 14:8)

Bilge kişi korktuğu için kötülükten uzaklaşır, akılsızsa büyüklük taslayıp kendine güvenir. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 14:16)

Saf kişilerin mirası akılsızlıktır, ihtiyatlı kişilerin tacı ise bilgidir. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 14:18)

Bilgelerin tacı servetleridir, akılsızlarsa ahmaklıklarıyla tanınır. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 14:24)

Bilge kral kötüleri ayıklar, harman döver gibi cezalandırır. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 20:26)

Bilgelik akıllı kişinin yüreğinde barınır, akılsızlar arasında bile kendini belli eder. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 14:33)

Terbiyeden kaçan kendine zarar verir, azara kulak verense sağduyu kazanır. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 15:32)

Bilge yüreklilere akıllı denir, tatlı söz ikna gücünü artırır. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 16:21)

Akıllı kişi gözünü bilgelikten ayırmaz, akılsızın gözüyse hep sağda soldadır. Akılsız çocuk babasına üzüntü, annesine acı verir. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 17:24-25)

Alaycı cezalandırılınca bön kişi akıllanır, bilge olan öğretilenden bilgi kazanır. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 21:11)

Kulak ver, bilgelerin sözlerini dinle, öğrettiğimi zihnine işle. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 22:17)

Akılsıza öğüt vermeye kalkma, çünkü senin sözlerindeki sağduyuyu küçümser. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 23:9)

Oğlum, dinle ve bilge ol, yüreğini doğru yolda tut. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 23:19)

Gerçeği satın al ve satma; bilgeliği, terbiyeyi, aklı da. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 23:23)

... Bilgeliği bulursan bir geleceğin olur ve umudun boşa çıkmaz. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 24:14)

Şunlar da bilgelerin sözleridir: Yargılarken yan tutmak iyi değildir. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 24:23)

Akılsıza ahmaklığına göre karşılık verme, yoksa sen de onun düzeyine inersin. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 26:4)

Oğlum, bilgece davran ki yüreğim sevinsin, beni ayıplayana yanıt vereyim. İhtiyatlı kişi tehlikeyi görünce saklanır, bönse öne atılır ve zarar görür. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 27:11-12)

Alaycı kişiler kentleri bile karıştırır, bilgelerse öfkeyi yatıştırır. Bilge kişiyle davası olan ahmak kızar, alay eder ve rahat vermez. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 29:8-9)

Kentte yoksul ama bilge bir adam vardı. Bilgeliğiyle kenti kurtardı... "Bilgelik güçten iyidir" dedim... Bilgenin sessizce söylediği sözler, akılsızlar arasındaki önderin bağırışından iyidir. Bilgelik silahtan iyidir... (Vaiz, 9:15-18)

Bilgelik, bilge kişiyi kentteki on yöneticiden daha güçlü kılar. (Vaiz, 7:19)

Kral... kral soyundan gelme ya da soylu bazı gençlerin seçilip saraya getirilmesi için saray görevlilerinin yöneticisi Aşpenaz'a buyruk verdi. Bu gençler kusursuz, yakışıklı, her konuda bilge, bilgili, öğrenmeye yetenekli, sarayda görev almaya uygun nitelikte kişiler olmalıydı... (Daniel, 1:3-4)

Sana şükreder, Seni överim. Sen ki, bana bilgelik ve güç verdin... (Daniel, 2:23)

Sende... kavrayış, sağduyu ve olağanüstü bilgelikle donanmış olduğunu duydum. (Daniel, 5:14)

... O'nun adından korkmak bilgeliktir... (Mika, 6:9)

Akılsıza ahmaklığına uygun karşılık ver, yoksa kendini bilge sanır. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 26:5)

Akılsızın eliyle haber gönderen, kendi ayaklarını kesen biri gibi, kendine zarar verir. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 26:6)

Akılsızın ağzında özdeyiş, kötürümün sarkan bacakları gibidir. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 26:7)

Tevrat'ta Cömert Olmak, Cimrilikten Kaçınmak

Eli açık olan daha çok kazanır, hak yiyenin sonuysa yoksulluktur. Cömert olan bolluğa erecek, başkasına su verene su verilecek. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 11:24-25)

Kötüler ödünç alır, geri vermez; doğrularsa cömertçe verir. (Mezmurlar, 37:21)

yoksulsa, yüreğinizi katılaştırmayın, yoksul kardeşinize eli sıkı davranmayın. Tersine, eliniz açık olsun. (Yasa'nın Tekrarı, 15:7-8)

Açgözlü kavga çıkarır, Rab'be güvenense bolluk içinde yaşar. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 28:25)

O hep cömertçe ödünç verir, soyu kutsanır. (Mezmurlar, 37:26)

Ne mutlu eli açık olan, ödünç veren, işlerini adaletle yürüten insana! Asla sarsılmaz... (Mezmurlar, 112:5-6)

Parayı seven paraya doymaz, zenginliği seven kazancıyla yetinmez. Bu da boştur. Mal çoğaldıkça yiyeni de çoğalır. Sahibine ne yararı var, seyretmekten başka? Az yesin, çok yesin işçi rahat uyur, Ama zenginin malı zengini uyutmaz. (Vaiz, 5:10-12)

Cömert olan kutsanır, çünkü yemeğini yoksullarla paylaşır. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 22:9)

. Yoksul kardeşinize karşı eli sıkı davranıp ona yardım etmekten kaçınmayasınız... Ona bol bol verin, verirken yüreğinizde isteksizlik olmasın. Bundan ötürü Allah'ınız Rab bütün işlerinizde ve el attığınız herşeyde sizi kutsayacaktır... Ülkenizde yaşayan kardeşlerinize, yoksullara, gereksinimi olanlara eli açık davranmanızı buyuruyorum. (Yasa'nın Tekrarı, 15:7-8)

Servet aldatıcıdır... Açgözlüdürler ölüler diyarı gibi ve ölüm gibi hiç doymazlar. Ülkeleri ele geçirip halkları tutsak alırlar. (Habakkuk, 2:5)

Hırsı yüzünden rahat nedir bilmedi, serveti onu kurtaramayacak. Yediğinden artakalan olmadı, bu yüzden bolluğu uzun sürmeyecek. Varlık içinde yokluk çekecek, sıkıntı tepesine binecek. Karnını tıka basa doyurduğunda... üzerine gazap yağdıracak. (Eyüp, 20:20-23)

Cimrinin verdiği yemeği yeme, lezzetli yemeklerini çekmesin canın. Çünkü yediğin herşeyin hesabını tutar, "Ye, iç" der sana, ama yüreği senden yana değildir. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 23:6-7)

Cimri servet peşinde koşar, yoksulluğa uğrayacağını düşünmez. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 28:22)

Yoksula verenin eksiği olmaz, yoksulu görmezden gelense bir sürü lanete uğrar. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 28:27)

...Ödünç verdiğin yiyecekten kar almayacaksın. (Levililer, 25:27)

Güvenilir kişi bolluğa erer, zengin olmaya can atansa beladan kurtulamaz. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 28:20)

Bölge valilerinin her biri kendine düşen bir ay boyunca, Kral Süleyman'a ve sofrasına oturan herkese yiyecek sağlar, hiçbir şeyi eksik etmezdi. (1. Krallar, 4:27)

Tevrat'ta Maddi Güce Değil, Sadece Allah'a Güvenmek

Böylelikle, Beni sevenleri servet sahibi yapar, hazinelerini doldururum. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 8:21)

Onlar varlıklarına güvenir, büyük servetleriyle böbürlenirler. (Mezmurlar, 49:6)

Zengin servetini bir kale, aşılmaz bir sur sanır. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 18:11)

İşte bu adam, Allah'a sığınmak istemedi, servetinin bolluğuna güvendi, başkalarını yıkarak güçlendi! (Mezmurlar, 52:7)

Yargı günü uzaklardan başınıza felaket geldiğinde ne yapacaksınız? Yardım için kime koşacaksınız, servetinizi nereye saklayacaksınız? (Yeşaya, , 10:3)

Rab yetkinlerin her gününü gözetir, onların mirası sonsuza dek sürecek. Kötü günde utanmayacaklar, kıtlıkta karınları doyacak. Ama kötüler yıkıma uğrayacak; Rab'bin düşmanları kır çiçekleri gibi kuruyup gidecek, duman gibi dağılıp yok olacak. (Mezmurlar, 37:18-20)

Gazap günü servet işe yaramaz, oysa doğruluk ölümden kurtarır... Kötü kişi öldüğünde umutları yok olur, güvendiği güç de biter. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 11:4, 7)

Ticaretteki üstün becerilerin sayesinde servetini çoğalttın, zenginliğin seni gurura sürükledi. (Hezekiel, 28:5)

Kimi hiçbir şeyi yokken kendini zengin gösterir, kimi serveti çokken kendini yoksul gösterir. Kişinin serveti gün gelir canına fidye olur, oysa yoksul kişi tehdide aldırmaz. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 13:7-8)

Zengin olmak için didinip durma, çıkar bunu aklından. Servet göz açıp kapayana dek yok olur, kanatlanıp kartal gibi göklere uçar. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 23:4-5)

... Sahibinin zararına biriktirilen ve... yok olup giden servet... (Vaiz, 5:13)

Zenginliğin ya da bütün gücün yeter mi sıkıntı çekmeni önlemeye? (Eyüp, 36:19)

Kötü insan kum gibi gümüş yığsa, yığınla giysi biriktirse, onun biriktirdiğini doğru insan giyecek, gümüşü suçsuz paylaşacak. Evini güve kozası gibi inşa eder, bekçinin kurduğu çardak gibi. Zengin olarak yatar, ama bu öyle sürmez, gözlerini açtığında hepsi yok olup gitmiştir. (Eyüp, 27:16-19)

Tevrat'ta Haksız Kazançtan Kaçınmak

... Kendisine ait olmayanı ele geçirenin, haraç alarak zenginleşenin vay haline!... (Habakkuk, 2:6)

Dikkat et, para seni baştan çıkarmasın, büyük bir rüşvet seni saptırmasın. (Eyüp, 36:18)

Yumurtlamadığı yumurtaların üzerinde oturan keklik nasılsa, haksız servet edinen kişi de öyledir. Yaşamının ortasında serveti onu bırakır, yaşamının sonunda kendisi aptal çıkar. (Yeremya, 17:11)

Havadan kazanılan para yok olur, azar azar biriktirenin serveti çok olur. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 13:11)

Parasını faize vermez, suçsuza karşı rüşvet almaz. Böyle yaşayan asla sarsılmayacak. (Mezmurlar, 15:5)

Doğrunun azıcık varlığı, pek çok kötünün servetinden iyidir. (Mezmurlar, 37:16)

Sarayını haksızlıkla... yapan, komşusunu parasız çalıştıran, ücretini ödemeyen adamın vay başına! (Yeremya, 22:13)

Servetini büyütmek için yoksulu ezenle, zengine armağan verenin sonu yoksulluktur. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 22:16)

Kötü adamların evleri haksızca kazanılmış servetlerle dolu... Eksik ölçek lanetlidir. Hileli terazi kullanan, torbasında eksik ağırlıklar olan adamı nasıl aklayayım? Kentin zenginleri zorba, halkı da yalancıdır... (Mika, 6:10-12)

Para için dostlarını satan adamın çocuklarının gözünün feri söner. (Eyüp, 17:5)

Haksız kazanç bilgeyi delirtir, rüşvet karakteri bozar. (Vaiz, 7:7)

İyilikseverin yararı kendinedir, gaddarsa kendi başına bela getirir. Kötü kişinin kazancı aldatıcıdır, doğruluk ekenin ödülüyse güvenlidir. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 11:17)

Kimseye haksızlık etmez, rehin olarak aldığını geri verir, soygunculuk etmez, aç olana ekmeğini verir, çıplağı giydirir. Faizle para vermez, aşırı kar gütmez. Elini kötülükten çeker, iki kişi arasında doğrulukla yargılar. (Hezekiel, 18:7-8)

Evini haksız kazançla dolduranın... vay haline! (Habakkuk, 2:9)

Dediklerini yapmıyorlar. Ağızlarıyla istekli olduklarını açıklıyorlar, ama yürekleri haksız kazanç peşinde. (Hezekiel, 33:31)

"...Faiz aldın, tefecilik yaptın, zorbalıkla komşularından haksız kazanç sağladın. Beni unuttun." egemen Rab böyle diyor. (Hezekiel, 22:12)

Gaddar önderin aklı kıttır; haksız kazançtan nefret edense uzun ömürlü olur. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 28:16)

Alnı ak yaşayan kurtulur, yolsuzluk yapan ansızın yıkıma uğrar. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 28:18)

Dürüst bir yoksul olmak, yolsuzlukla zengin olmaktan yeğdir. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 28:6)

Haksız kazanca düşkün olanların sonu böyledir. Bu düşkünlük onları canlarından eder. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 1:19)

... Ya Rab... yüreğimi haksız kazanca değil, Kendi öğütlerine yönelt. (Mezmurlar, 119:33, 36)

Ama oğulları onun yolunda yürümediler. Tersine, haksız kazanca yönelip rüşvet alır, yargıda yan tutarlardı. (1. Samuel, 8:3)

... Çünkü günah üstüne günah işlediler, doğruyu para için, yoksulu bir çift çarık için sattılar. (Amos, 2:6)

Bunun yanı sıra halkın arasından Allah'tan korkan, yetenekli, haksız kazançtan nefret eden dürüst adamlar seç; onları biner, yüzer, ellişer, onar kişilik toplulukların başına önder ata. (Mısır'dan Çıkış, 18:21)

Tevrat'ta Tembellikten Sakınmak, Çalışkan Olmak

Her emek kazanç getirir, ama boş lakırdı yoksulluğa götürür. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 14:23)

Tembelin yolu dikenli çit gibidir, doğrunun yoluysa ana caddeye benzer. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 15:19)

Çalışkanların eli egemenlik sürer, tembellikse köleliğe götürür. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 12:24)

Tembel canının çektiğini elde edemez, çalışkanın istekleriyse tümüyle yerine gelir. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 13:4)

Tembelin isteği onu ölüme götürür, çünkü elleri çalışmaktan kaçınır. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 21:25)

Tembel kişi işini bitirmez, oysa çalışkan değerli bir servet kazanır. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 12:2)

Tembel eller insanı yoksullaştırır, çalışkan el zengin eder. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 10:2-4)

Ey tembel kişi, git, karıncalara bak, onların yaşamından bilgelik öğren. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 6:6)

Tembellik insanı uyuşukluğa iter, haylaz kişi de aç kalır. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 19:15)

Sonbaharda çift sürmeyen tembel, hasatta aradığını bulamaz. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 20:4)

Toprağını işleyenin ekmeği bol olur, hayal peşinde koşansa yoksulluğa doyar. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 28:19)

Tembellikten dam çöker, miskinlikten çatı akar. (Vaiz, 10:18)

Dişler için sirke, gözler için duman neyse, tembel ulak da kendisini gönderen için öyledir. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 10:26)

Ev halkının işlerini yönetir, tembellik nedir bilmez. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 31:27)

... Çok yetenekli biriydi. Süleyman bu genç adamın ne denli çalışkan olduğunu görünce... Bütün ağır işlerinin sorumluluğunu ona verdi. (1. Krallar, 11:28)

İşten sorumlu kişiler çalışkandı, onarım işi onlar sayesinde ilerledi. (2. Tarihler 24:13)

Çalışkanın tasarıları hep bollukla, her türlü acelecilik hep yoklukla sonuçlanır. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 21:5)

Tevrat'ta Alaycılıktan Kaçınmak

Ama onlar Allah'ın ulaklarıyla alay ederek sözlerini küçümsediler, peygamberlerini aşağıladılar... (2. Tarihler, 36:16)

Alaycıyı kov, kavga biter; çekişme ve aşağılamalar da sona erer. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 22:10)

Alaycı kişiler kentleri bile karıştırır, bilgelerse öfkeyi yatıştırır. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 29:8)

... Kardeşlerinin o kötü gününden zevk almamalıydın. Başlarına gelen yıkıma sevinmemeli, sıkıntılı günlerinde onlarla alay etmemeliydin. (Ovadya, 1:12)

Alaycı bilgeliği arasa da bulamaz, akıllı içinse bilgi edinmek kolaydır. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 14:6)

... İnsanlar beni küçümsüyor, halk hor görüyor. Beni gören herkes alay ediyor, sırıtıp baş sallayarak diyorlar ki, "Sırtını Rab'be dayadı, kurtarsın bakalım onu, madem onu seviyor, yardım etsin!" Oysa beni ana rahminden çıkaran, ana kucağındayken Sana güvenmeyi öğreten Sensin. Doğuşumdan beri Sana teslim edildim, ana rahminden beri Allah'ım Sensin. (Mezmurlar, 22:6-10)

... Alaycılar için ceza, akılsızların sırtı için kötek hazırdır. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 19:29)

Ey budalalar, budalalığı ne zamana dek seveceksiniz? Alaycılar ne zamana dek alay etmekten zevk alacak? Akılsızlar ne zamana dek bilgiden nefret edecek? (Süleyman'ın Özdeyişleri, 1:22)

Allah tanımaz, alaycı soytarılar gibi, diş gıcırdattılar bana... Kurtar canımı bunların saldırısından... (Mezmurlar, 35:16-17)

Rab alaycılarla alay eder, ama alçakgönüllülere lütfeder. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 3:34)

Alaycı kişi azarlanmaktan hoşlanmaz, bilgelere gidip danışmaz. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 15:12)

Yoksulla alay eden, onu Yaratan'ı hor görür... (Süleyman'ın Özdeyişleri, 17:5)

Alaycı cezalandırılınca bön kişi akıllanır, bilge olan öğretilenden bilgi kazanır. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 21:11)

Gururlu, küstah ve alaycı: Bunlar kas kas kasılan insanın adlarıdır. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 21:24)

Alay etmeyin artık, yoksa zincirleriniz daha da kalınlaşır. Çünkü bütün ülkenin kesin bir yıkıma uğrayacağını Rab'den, herşeye egemen Rab'den duydum. (Yeşaya, , 28:22)

Çünkü acımasızlar yok olacak, alaycılar silinecek, kötülüğe fırsat kollayanların hepsi kesilip atılacak. (Yeşaya, , 29:20)

... Gururlanmalarının... aşağılayıp alay etmelerinin karşılığı bu olacak. Dehşete düşürecek Rab onları. (Sefenya, 2:10-11)

Çünkü günahına isyan da ekliyor, önümüzde alay edercesine el çırpıyor, Allah'a karşı konuştukça konuşuyor. (Eyüp, 34:37)

Tevrat'ta Hüzne Kapılmamak, Allah'a İmanla Huzur Bulmak

... Üzülmeyin. Rab'bin verdiği sevinç sizi güçlü kılar. (Nehemya, 8:10)

Huzurlu yürek bedenin yaşam kaynağıdır, hırs ise insanı için için yer bitirir. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 14:30)

Aptalı üzüntü öldürür, budalayı kıskançlık bitirir. (Eyüp, 5:2)

Mutlu yürek yüzü neşelendirir, acılı yürek ruhu ezer. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 15:13)

... Bana dönün, huzur bulun, kurtulursunuz. Kaygılanmayın, Bana güvenin, güçlü olursunuz... (Yeşaya, , 30:15)

Doğruluğun ürünü esenlik, sonucu, sürekli huzur ve güven olacaktır. (Yeşaya, , 32:17)

Yaşam yolunu bana bildirirsin. Bol sevinç vardır Senin huzurunda... mutluluk eksilmez. (Mezmurlar, 16:11)

Canım yalnız Allah'da huzur bulur, kurtuluşum O'ndan gelir. (Mezmurlar, 62:1)

Ey canım, yalnız Allah'ta huzur bul, çünkü umudum Ondadır. (Mezmurlar, 62:5)

Rab'be dedim ki, "Efendim Sensin. Senden öte mutluluk yok benim için." (Mezmurlar, 16:2)

Beni huzura kavuşturdu, kurtardı, çünkü benden hoşnut kaldı. (2. Samuel, 22:20; Mezmurlar, 18:19)

Huzur duyunca dedim ki, "Asla sarsılmayacağım!" (Mezmurlar, 30:6)

Ama alçakgönüllüler ülkeyi miras alacak, derin bir huzurun zevkini tadacak. (Mezmurlar, 37:11)

Sıkıntılı günde cesaretini yitirirsen, gücün kıt demektir. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 24:10)

Kötülük edenlere kızıp üzülme, suç işleyenlere özenme!... Rab'bin huzurunda sakin dur, sabırla bekle; kızıp üzülme işi yolunda olanlara, kötü amaçlarına kavuşanlara... Kızmaktan kaçın, bırak öfkeyi, üzülme, yalnız kötülüğe sürükler bu seni. (Mezmurlar, 37:1, 7-8)

Kötülük edenlere kızıp üzülme, onlara özenme. Çünkü kötülerin geleceği yok, çırası sönecek onların. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 24:19-20)

Doğru kişi sıkıntıdan kurtulur, onun yerine sıkıntıyı kötü kişi çeker. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 11:8)

Sıkıntıya düştüğünüzde ve bütün bu olaylar başınıza geldiğinde, sonunda Allah'ınız Rab'be dönecek, O'nun sözüne kulak vereceksiniz. (Yasa'nın Tekrarı, 4:30)

... Doğru kişi sıkıntıyı atlatır. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 12:13)

... Rab'bin... yapmış olduğu bütün iyiliklerden dolayı sevinç duyarak mutluluk içinde evlerine döndüler. (1. Krallar, 8:66)

Ne mutlu adamlarına! Ne mutlu Sana hizmet eden görevlilere! Çünkü sürekli bilgeliğine tanık oluyorlar. (1. Krallar, 10:8; 2. Tarihler, 9:7)

... Ne mutlu Allah'ı Rab olan halka! (Mezmurlar, 144:15)

... Allah onun yüreğini mutlulukla meşgul eder. (Vaiz, 5:20)

Kullarım mutluluk içinde ezgiler söyleyecek, ama siz yürek acısından feryat edecek, ezik bir ruhla haykıracaksınız. (Yeşaya, 65:14)

Ne mutlu Rab'be güvenen insana, güveni yalnız Rab olana! (Yeremya, 17:7)

Sende neşe ve sevinç bulsun bütün sana yönelenler! "Rab yücedir!" desin hep Senin kurtarışını özleyenler! (Mezmurlar, 40:16)

... Yürekleri Rab'de sevinç bulacak. (Zekeriya, 10:7)

Ey canım, yine huzura kavuş, çünkü Rab sana iyilik etti. (Mezmurlar, 116:7)

İçime huzur verdiğin için buyrukların doğrultusunda koşacağım. (Mezmurlar, 119:32)

... Huzur bulsun Seni sevenler! (Mezmurlar, 122:6)

Ama Beni dinleyen güvenlik içinde yaşayacak, kötülükten korkmayacak, huzur bulacak. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 1:33)

... Gün be gün sevinçle dolup taştım, huzurunda hep coştum. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 8:30)

Tevrat'ta Ruh Temizliği

Ne mutlu yolları temiz olanlara, Rab'bin Yasası'na göre yaşayanlara! (Mezmurlar, 119:1)

Tümüyle yıka beni suçumdan, arıt beni günahımdan. (Mezmurlar, 51:2)

... Yüreğini kötülükten arındır ki, kurtulasın. Ne zamana dek yüreğinde kötü düşünceler barındıracaksın? (Yeremya, 4:14)

Yakup ailesine ve yanındakilere, "Yabancı ilahlarınızı atın" dedi, "Kendinizi arındırıp giysilerinizi değiştirin." (Yaratılış, 35:2)

Artık putlarıyla, iğrenç uygulamalarıyla, isyanlarıyla kendilerini kirletmeyecekler. Onları yerleştikleri, içinde günah işledikleri yerlerden kurtarıp arındıracağım... (Hezekiel, 37:23)

Birçokları kendilerini arıtıp temizlenecek, lekesiz duruma gelecek, ama kötüler kötülük etmeyi sürdürecek. Kötülerin hiçbiri anlamayacak, bilgeler anlayacak. (Daniel, 12:10)

Elleri pak, yüreği temiz olan, gönlünü putlara kaptırmayan, yalan yere ant içmeyen. Rab kutsar böylesini, kurtarıcısı Allah aklar. O'na yönelenler... İşte böyledir. (Mezmurlar, 24:4-6)

Doğrular kendi yolunu tutuyor, elleri temiz olanlar gittikçe güçleniyor. (Eyüp, 17:9)

Rab... temiz düşüncelerden hoşnut kalır. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 15:26)

Allah kalkan gibi yanıbaşımda, temiz yüreklileri O kurtarır. (Mezmurlar, 7:10)

Ey Allah, temiz bir yürek yarat, yeniden kararlı bir ruh var et içimde. (Mezmurlar, 51:10)

... Kirliliklerinden, isyanlarından, bütün günahlarından arındıracak. Buluşma Çadırı için de aynı şeyi yapacak. Çünkü kirli insanların arasında bulunuyor. (Levililer, 16:16)

... Ayırıp dinsel açıdan arındır. (Çölde Sayım, 8:6)

... Kendilerini kutsadıktan sonra, Rab'bin sözü uyarınca kralın buyruğuyla Rab'bin tapınağını dinsel açıdan arındırmak için içeri girdiler. (2. Tarihler, 29:15)

Sen bizi sınadın, ey Allah, gümüş arıtır gibi arıttın. (Mezmurlar, 66:10)

Altın ocakta, gümüş potada arıtılır, yüreği arıtansa Rab'dir. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 17:3)

Öyleleri var ki, kendilerini tertemiz sanırlar, oysa kötülüklerinden arınmış değiller. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 30:12)

Üzerinize temiz su dökeceğim, arınacaksınız. Sizi bütün kirliliklerinizden ve putlarınızdan arındıracağım. (Hezekiel, 36:25)

Egemen Rab şöyle diyor: Sizi bütün günahlarınızdan arıttığım gün, kentlerinizde yaşamanızı sağlayacağım; yıkıntılar onarılacak. (Hezekiel, 36:33)

Bilgelerden kimisi tökezleyecek; öyle ki, son gelinceye dek arınıp temizlenebilsin, lekesiz duruma gelebilsinler. Çünkü son yine de belirlenen zamanda gelecek. (Daniel, 11:35)

... Günahtan ve ruhsal kirlilikten arındırmak için bir pınar açılacak. (Zekeriya, 13:1)

Rab doğruluğumun karşılığını verdi, beni temiz ellerime göre ödüllendirdi. (2. Samuel, 22:21)

Temiz ve doğruysan, O şimdi bile... Seni hak ettiğin yere geri getirecektir. (Eyüp, 8:6)

... Ey yüreği temiz olanlar, hepiniz sevinç çığlıkları atın! (Mezmurlar, 32:11)

Sürekli göster Seni tanıyanlara sevgini, yüreği temiz olanlara doğruluğunu. (Mezmurlar, 36:10)

Doğru insan Rab'de sevinç bulacak, O'na sığınacak, bütün temiz yürekliler O'nu övecek. (Mezmurlar, 64:10)

Allah gerçekten... yüreği temiz olanlara karşı iyidir. (Mezmurlar, 73:1)

Adalet yine doğruluk üzerine kurulacak, yüreği temiz olan herkes ona uyacak. (Mezmurlar, 94:15)

Ey sizler, Rab'bi sevenler, kötülükten tiksinin. O sadık kullarının canını korur, onları kötülerin elinden kurtarır. Doğrulara ışık, temiz yüreklilere sevinç saçar. (Mezmurlar, 97:10-11)

... Seni İlahilerle öveceğim, ya Rab. Dürüst davranmaya özen göstereceğim, ne zaman geleceksin bana? Temiz bir yaşam süreceğim evimde, önümde alçaklığa izin vermeyeceğim. (Mezmurlar, 101:1-3)

Ne mutlu yolları temiz olanlara, Rab'bin Yasası'na göre yaşayanlara! (Mezmurlar, 119:1)

Şükredeceğim Sana temiz yürekle, adil hükümlerini öğrendikçe. (Mezmurlar, 119:7)

İyilik et, ya Rab, iyilere, yüreği temiz olanlara. (Mezmurlar, 125:4)

Yürek temizliğini ve güzel sözleri seven, kralın dostluğunu kazanır. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 22:11)

Tevrat'ta Allah'ın Mutluluk Vadettiği Kulları

Ne mutlu Rab'be güvenen insana, güveni yalnız Rab olana! (Yeremya, 17:7)

Ne mutlu O'nun öğütlerine uyanlara, bütün yüreğiyle O'na yönelenlere! (Mezmurlar, 119:2)

Ne mutlu Rab'den korkana, O'nun yolunda yürüyene! (Mezmurlar, 128:1)

Ne mutlu yolları temiz olanlara, Rab'bin Yasası'na göre yaşayanlara! (Mezmurlar, 119:1)

Ne mutlu Rab'be güvenen insana, gururluya, yalana sapana ilgi duymayana. (Mezmurlar, 40:4)

Ne mutlu gücünü Senden alan insana!... (Mezmurlar, 84:5)

Ne mutlu yolları temiz olanlara, Rab'bin Yasası'na göre yaşayanlara! (Mezmurlar, 119:1)

Ne mutlu o insana ki, kötülerin öğüdüyle yürümez, günahkarların yolunda durmaz, alaycıların arasında oturmaz. (Mezmurlar, 1:1)

... Ruhunda hile bulunmayan insana ne mutlu! (Mezmurlar, 32:2)

Ey herşeye egemen Rab, ne mutlu Sana güvenen insana! (Mezmurlar, 84:12)

... Ne mutlu Rab'den korkan insana, O'nun buyruklarından büyük zevk alana! (Mezmurlar, 112:1)

Ne mutlu eli açık olan, ödünç veren, işlerini adaletle yürüten insana! (Mezmurlar, 112:5)

Ne mutlu adalete uyanlara, sürekli doğru olanı yapanlara! (Mezmurlar, 106:3)

Bilgeliğe erişene, aklı bulana ne mutlu! (Süleyman'ın Özdeyişleri, 3:13)

İşte, ne mutlu Allah'ın eğittiği insana!... (Eyüp, 5:17)

Bilgelik yaşam ağacıdır ona sarılanlara, ne mutlu ona sımsıkı tutunanlara! (Süleyman'ın Özdeyişleri, 3:18)

Öğüde kulak veren başarıya ulaşır, Rab'be güvenen mutlu olur. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 16:20)

... Rab ne iyidir, ne mutlu O'na sığınan adama! (Mezmurlar, 34:8)

... Ne mutlu Sana hizmet eden görevlilere! Çünkü sürekli bilgeliğine tanık oluyorlar. (1. Krallar, 10:8; Tarihler, 9:7)

... Ne mutlu O'na sığınanlara! (Mezmurlar, 2:12)

Ne mutlu isyanı bağışlanan, günahı örtülen insana! (Mezmurlar, 32:1)

Ne mutlu yoksulu düşünene! Rab kurtarır onu kötü günde. (Mezmurlar, 41:1)

... Ne mutlu Allah'ı Rab olan halka! (Mezmurlar, 144:15)

Ne mutlu... umudu Allah'ı Rab'de olana!

... Yolumu izleyenlere ne mutlu! (Süleyman'ın Özdeyişleri, 8:32)

... Ne mutlu mazluma lütfedene! (Süleyman'ın Özdeyişleri, 14:21)

Adil ve doğru olanı koruyup yerine getirin... Bunu yapan insana, buna sımsıkı sarılan insanoğluna ne mutlu!... (Yeşaya 56:1-2)

Ne mutlu sevinç çığlıkları atmasını bilen halka, ya Rab! Yüzünün ışığında yürürler. (Mezmurlar, 89:15)